Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,8647
EURO
10,3847
ALTIN
497,00
BIST
1.379
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
26°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Sağanak Yağışlı
22°C

Zümer Süresi Anlamı, Fazileti, Konusu, Muhtevası ve İçeriği

21 Şubat 2021 15:36
0

Zümer Süresi, Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin birinci, dördüncü ve sekizinci yıllarında üç bölüm halinde indirilmiştir. Tamamı 75 ayettir

Zümer süresi İnsanların cennete ve cehenneme zümreler halinde gireceklerinden bahseden ayetleri sebebiyle bu adı almıştır. Kur’an’a göre 39. süredir

Zümer Süresi, Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin birinci, dördüncü ve sekizinci yıllarında üç bölüm halinde indirilmiştir. Tamamı 75 ayet olan bu süre; İnsanların cennete ve cehenneme zümreler halinde gireceklerinden bahseden ayetleri sebebiyle bu adı almıştır. Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 59, Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 39. süredir.

Kur’an, boş yere değil, yüce bir amaç için indirilmiş olup dünya ve ahirete ait hakikatleri tanıtmakta ve bilimsel gerçeklere ışık tutmaktadır. Düşüncesiz kimselerin taptıkları şeyler, onları ancak Allah’tan uzaklaştırır ve kendilerinden nefret ettirirler. Bu yüzden putların şefaatini bekleyen beyinsizler  batıl inançlarını ve boş hayallerini terk etmedikleri sürece, ne kadar gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, doğru yolu göremezler.

Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır; her şeye egemen olan O’dur. İnsanların ve cinlerin dışındaki her varlık, ister istemez O’na boyun eğmiş durumdadır. İnsanları da ana rahminde üç karanlık içerisinde bir yaratılıştan diğerine geçerek evreler halinde yaratan O’dur. Dönüş de O’nadır. Gözlerinin önündeki gerçekleri görmeyen gafiller, ancak dara düştüklerinde Allah’ı hatırlar; sıkıntıları giderilince de sanki hiç yalvarmamış gibi O’na nankörlük ederler.

Hakk’a ve hakikatlere bağlı olurlarsa Allah’ı dolayısıyla sorumluluklarını hiç unutmazlar. Ortam ne kadar geniş ya da daraltılmış olursa olsun, onlar Rab’lerine samimiyetle itaatte ve ibadete devam ederler. Onlar için Allah’ın arzı geniştir. O’ndan başkasına kulluğa razı olup da bir lokma için zillete boyun eğmezler. Mülk Allah’ındır, rızkı veren de O’dur. Gelecek olan büyük günün azabı çok çetindir.

Gerçek müminler, tohumun toprağa saçıldığı andan hasat edilinceye kadar şekilden şekle ve renkten renge giren ekinlerin, nasıl samana çevrilip yok olduğunu ibretle seyrederler. Onlar, insan ömrünün de doğumundan ölünceye kadar çeşitli renklere boyanarak nasıl sona erdiğinin de fakındadırlar. Onlar Kur’an’ı okurken de renkten renge girerler, bazen derileri ürperir, tüyleri diken diken olur bazen de aldıkları müjdelere neşelenirler.

İndirildiği zaman ve zemin itibariyle tarihsel olan Kur’an, insana hitabı, sözü, özü ve hedefleri itibariyle evrensel bir kelamdır. O da sünnetullah gereği ilk muhataplarının diliyle indirilmiştir. Kur’an, konular göz önünde bulundurularak dilin bütün imkanları kullanılarak ve en uygun anlatım tarzıyla; söz gelimi teşbihler, temsiller, semboller, kıssalar ve tekrarlarla daha da anlaşılır hale gelmiştir. Buna rağmen kendilerine gelen gerçekleri yalanlayanlarla tasdik edenler hiç bir tutulur mu? Birtakım beyinsizler, Allah’tan sakınacakları yerde yüce Peygamber’i putlarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah’ın birliğinden söz edildiğinde kalpleri nefretle dolan bu zavallılar, putları anıldığı zaman sevinçten gözlerinin içi gülecek kadar şaşkındırlar.

Rahman ‘Ey kendi aleyhlerine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Ondan başkasına bel bağlamayın. Size hayat veren Allah olduğu gibi amellerinizi değerlendirecek; size acıyacak ya da azap edecek olan O’dur. O halde yol yakınken dönün Allah’a. Zira O, çok bağışlayıcıdır’ diye rahmetine çağırmaktadır.

İsrafil, Sur’a ilk defa üflediğinde ne kadar canlı varsa hepsi ölür. Sur’a ikinci defa üflenir ve bütün insanlar diriltilip dünyadaki hayatlarıyla yüz yüze getirilmek ve kazandıklarının karşılığın almak üzere mahşer yerine götürülürler. Yer başka yere gök de başka göğe çevrilmiştir. Etraf Allah’ın nuruyla aydınlatılmaktadır. En son duruşma sonra erdikten sonra cennetlikler cennete, cehennemlikler de cehenneme zümreler halinde sevk edilirler. O gün, cennete girerken müminleri tatlı dilli ve güler yüzlü teşrifatçılar, kafirleri ise korkunç çehreleriyle, hay huylarıyla zebaniler karşılayacaktır.

Kaynak: M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: II / bkz: 189-209

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

[Valid RSS]