Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,8539
EURO
10,4059
ALTIN
498,27
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Parçalı Bulutlu
23°C
Çarşamba Sağanak Yağışlı
21°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
21°C

Zina Etmek, Zinaya Giden Yollar ve Sebepleri, Zina Edenlerin Cezaları

9 Ağustos 2021 18:30
0

Zina büyük bir günahtır ve vebaldir aynı şekilde bunun yaygınlaşması için yardımcı ve aracı olanlarda aynı günaha ortaktır

Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) ahir zamanda ve kıyametin yaklaşmış olduğu zaman dilimlerinde zinanın yaygınlaşacağı ve bunun alenen açıkça yapıldığı halde buna herkesin sessiz kalacağı, ahlaki dejenarasyonun tamamen bozulacağından bahsetmiş ve günümüz itibari ile tün bunlar yaygınlaşmış, gerek güncel hayatta, gerek görsel medya organlarında gerekse yazılı ve sesli medyada çok rahat bir şekilde varlığını sürdürebilmektedir.

Nitekim Yüce Allah Nur Süresi 19.ayeti celile: “Müminler arasında çirkinliklerin yayılmasını arzu eden kimseler için, dünyada da ahirette de gayet acı bir azap vardır” şeklinde buyurmakta ve bunu yapanlarında cezalandırılması gerektiğini bildirerekten yine Nur Süresi 2. ayeti celilesinde ise ” zina eden kadın ve erkeğin her birine yüz değnek vurun!

Eğer Allah’a ve ahirete iman ediyorsanız, Allah’ın hükmünü uygulama işinde sakın acıma hissi sizi etkisi altına alıp da uygulamayı engellemesin. Hem onların bu cezalandırılmalarında müminlerden bir cemaat da bulunup şahit olsun “buyurmasına rağmen; cezalandırmak şöyle bir yana dursun artık Necip Fazıl’ın dediği gibi; Arsızlığa cesaret, zinaya aşk ismini koydular.

Oysa Yüce Allah İsra Süresinin 32.ayeti celiesinde ise: Sakın zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, çirkinliği meydanda olan bir hayasızlıktır, çok kötü bir yoldur” buyurmaktadır.

Nasıl ki zinanın yapılması büyük bir günahtır ve vebaldir aynı şekilde bunun yaygınlaşması için yardımcı ve aracı olanlarda aynı günaha ortaktır. Ancak bu ayeti celile de şu noktaya dikkat çekmek istiyorum ki:

Allah doğrudan zina yapmayın demiyor, zinaya yaklaşmayın diyor. Çünkü yaklaşacak olursan eğer, o illete, o günaha düşmemen belki de imkansızdır. Nitekim Yusuf (a.s)’ın da dediği gibi “Ben nefisimi temize çıkarmıyorum. Şüphe yok ki: Nefis kötülüğü pek fazla emredicidir. Rabbimin esirgemiş olduğu müstesna. Muhakkak ki: Rabbim çok bağışlayıcıdır, çok esirgeyicidir (Yusuf Süresi’53)”.

Evet toplumun bozulması, ahlaki deformasyon, edep ve hayanın ayaklar altına alınması, işte bunların hepsi önemsemediğiniz küçük günahlar var ya, işte onların birikmesi sonucu oluşan fiil ve eylemlerdir ve o umursamadığınız küçük günahlar neye benzer biliyor musunuz;

Çakıllardan oluşan dağlara benzer. İşte sizlerinde o önemsemediği küçük günahlar sizleri adım adım günaha, zinaya, Allah’a isyana sürüklemekte ve içine düşürmektedir. İşte

Zinaya giden yollardan birine girecek olursan, zinaya düşmeme ihtimalin kalmayacaktır.

Bu yüzden yaklaşmayın ön tedbirdir.

Arkadaşlıklarla ilgili adlı konuyu yazarken herkes dengini bulur ve mümin müminin, kafirde kafirin dostudur demiştik. İşte edepten ve hayadan yoksun olan biriside ancak kendisi gibi olan birisine yanaşır ve ondan faydalanmak ister. Yoksa nefsinin esiri olmuş birisinin Allah’ın emir ve yasaklarına sarılan birisiyle bir birliktelik yaşaması ve arkadaşlık sürdürmesi beklenemez.

Çünkü cinsel bazda birisi nefsinin kulu olmuşken diğeri Allah’ın kulu olduğu ve bu bilinç altında olduğundan dolayı karşı tarafın yaklaşımına hiçbir suretle izin vermeyeceği için, karşı taraf kendiliğinden umduğunu bulamadığı ve istediğini alamadığı için karşı taraftan soğuyacak, uzaklaşacak ve kendi dişine göre birisini arayacaktır.

Nitekim şuan ki genç nesil bu anlatılanlardan ibaret. Bin kişiden ancak beş tane bayan yada erkek çıkar. İşte buna istinaden Yüce Allah bu konuya işareten;

Zinakar, ancak bir fahişe veya putperest bir kadınla evlenmek ister. Fahişeyi de ancak bir zinakar veya putperest nikahlamak ister. Böyle bir evlilik müminlere haram kılınmıştır (Nur Süresi 3)” buyurmaktadır.

Bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü (s.a.v): Ademoğlu hakkında zinadan payına düşen yazılmıştır

Kaçınılmaz olarak bunu yapacaktır. Gözlerin zinası bakmak, dilin zinası konuşmak, kulakların zinası dinlemek, ellerin zinası yakalamak, ayakların zinası da adım atıp yürümektir  Nefis ise temenni eder ve arzular, cinsellik organı da bunu ya doğrular yahut yalanlar.

Ancak başka bir hadis-i şeriflerinde ise namahreme bakılmaması gerektiği konusuna işaret ederekten “Bir bakışın arkasından öbür bakışını sürdürme. Çünkü birincisi lehine ise de ikincisi lehine değildir” buyurmaktadır. Çünkü o bakışlar zamanla seni zina yapmanın yollarını aramaya ve bulduğun zamanda zina işlemene sebebiyet verecektir.

Evet Allah Resulü (s.a.v) çocukları erken yaşta evliliğe teşvik etmiş ki bunun sebeplerinden biriside zinaya düşmemesi ve bu tehlikeden uzak kalması içindir. Nitekim Yüce Allah “Sizden eşraftan olan hür mümin kadınlarla evlenecek servet ve gücü bulunmayanlar, ellerinizin altında olan mümin cariyelerle evlenebilirler. Allah sizin kadr-u kıymetinizi imanınızla bilir.

Zaten siz müminler hep aynı aileden sayılırsınız. Öyleyse, fuhuşta bulunmayarak, gizli dost da edinmeyerek, namuslu kadınlar olmak üzere onları, sahiplerinin izniyle nikahlayın. Mehirlerini de güzellikle kendilerine verin.

Eğer evlendikten sonra zina yaparlarsa, onlara hür kadınlara ait cezanın yarısı uygulanır. Cariye ile evlenme, sizden sıkıntıya düşmekten (zinaya sapmaktan) korkanlar içindir, yoksa sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Bununla beraber Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur) (Nur Süresi 25)” buyurmaktadır.

Ancak “Nikah imkanı bulamayanlarda … iffetlerini korusunlar (Nur 33): Burada söz konusu edilen kadını görünce onu arzular gibi olandır. Eğer hanımı varsa hanımının yanına gitsin ve ihtiyacını karşılasın. Eğer hanımı yoksa Allah onu ihtiyaçtan kurtarıncaya kadar göklerin ve yerin melekütüna baksın” ve bir hadis-i şeriflerinde ise evlenebilecek gücü olan evlensin evlenmeye gücü olmayan ise oruç tutsun. Çünkü orucun şehveti kıran bir etkisi vardır” buyurmaktadır.

Ancak günümüzde artık değil erken yaşta evlenmek, Allah korkusu Allah sevgisi; bunların yerini tamamen para – aşk – sağlık ve kariyer aldı. Neymiş efendim önce benim kariyerim sonra evlilik, sonra çocuk. Tabi ki istisnaları tenzih ederim ama;

Kız arkadaşı ile sevgiliyken sevişmek ve sonuçları

Evleninceye kadar yemediği halt kalmadığı için ve nefsini zina yolu ile tatmin edip egolarını giderdiği için evliliğe sıcak bakmıyor. Belki bakireliğini saklıyor ama dudaklarından onlarca kişiden hamile kalıyor, erkekler desen zaten başka bir dünya ki onlara şimdi dokunmuyorum ki ilerleyen bölümlerde Allah izin verirse sıra onlara da gelecek

Zina gerek birey gerek toplum gerekse gelecek nesiller için büyük bir tehlikedir.

Bunun zaten manevi / uhrevi boyutu tamamen farklı bir şey ki ondan zaten haberdar olsanız değil zina yapmak, açılıp saçılmak, başkasının karısına kızına askıntılık yapmak, namusunu kirletmek belki evinizden çıkmazsınız ama bunu yapacak insan sayısı da parmakla gösterilecek kadar azdır yada o kişilerden insanların haberi yoktur.

Ve unutmayın ki Allah Resulü (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde Hz Ali’ye şöyle hitap ettiği rivayet edilmektedir;

Ya Ali; Miraç gecesinde Rabbim bana Cehennem in küçük suretini gösterdi . Orada yanacak kadınların misallerini gördüm . Çeşitli azaplarla tazip olunuyorlardı . Onun için göz yaşı dökmekteyim deyince Hz Ali nasıl azap gördüklerini sorunca Resulüllah (s.a.v);

Bir kadının saçlarından asılmış sallandığını

Bir kadının dilinden asılmış ağzından da katran döktüğünü

Bir kadının göğsünden asılmış feryat ettiğini.

Bir kadının, ayakları göğsüne, elleri başına bağlanmış, çevresinde yılan ve akrepler dolaştığını

Bir kadının, gövdesi eşek, başı da hınzır başı gibi olduğunu

Bir kadının, köpek şekline çevrilmiş ağzından ateş döküldüğünü ve Meleklerde dökmemesi için ateşten kamçılarla vuruyorlardı .

Hz Ali’nin yanında bulunan Hz Fatma annemiz Resulüllah (s.av)’a; Peki bu kadınların bu işkencelere maruz kalmasının sebebi neydi diye sorunca Resulüllah (s.a.v);

Saçından asılı kadının günahı, saçını örtmeyişi, namahremden korunmayışı ve örtünmeyi önemsememeyişiydi

Dilinden asılı kadının günah ise, diliyle kocasına eziyet vermesiydi

Göğsünden asılı kadının günah ve kusuru ise, kocasının yanından (yatağından) kaçması idi

Ayakları göğsünde, elleri de boynuna bağlı bulunan kadının günahı da, gusülsüz gezip cenabet olduğu halde yıkanmaması ve gusül abdestini hafife alaraktan ibadetlerini yerine getirmemesi ve yapmaması idi

Bedeni eşek, başı da hınzır başı gibi olan kadının günahı da, sürekli yalan söylemesidir .

Köpek şekline benzeyen ve ağzından ateş kusan kadının günahı da, komşusuna ve insanlara karşı hased; çekememezlik duygusu beslemesi, komşusunun ve başkalarının ayıp ve kusurlarıyla meşgul olması idi

Evet;

“Yalana, sahtekarlığa, günaha dadanan her kimsenin vay haline!, Böylesi, Allah’ın kendisine okunan ayetlerini işitir de sonra kibrine yediremeyip büyüklük taslayarak, sanki onları hiç işitmemiş gibi inkarında direnir. Ona gayet acı bir azabı müjdele! (Casiye 7-8)”,

“Yoksa o kötülükleri işleyip duranlar, iman edip güzel ve makbul işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi, kendilerine de göstereceğimizi, hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kötü, ne yanlış bir muhakeme! (Casiye 21)” ve unutmayın ki;

“Göklerin ve yerin hakimiyeti Allah’ındır. Kıyamet saati gelip çattığı gün, işte o gün batıl dava peşinde olanlar, en büyük kayba uğrayacaklardır (Casiye 27)”. Yoksa “Rabbi tarafından apaçık bir delile tabi olan kimse hiç, yaptığı işler kendisine süslenen ve heva ve heveslerinin peşinden giden kimse gibi olur mu? (Muhammed 14)”

Ama sizler “yanlış yapıyorsunuz! Siz tutup dini, dirilip hesap vermeyi yalan sayıyorsunuz (İnfitar’9)”. O zaman “Onun varacağı yer, olsa olsa cehennemdir! (Naziat’39)”

İsmail Ekinci

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

[Valid RSS]