DOLAR
18,8197
EURO
20,3115
ALTIN
1.128,47
BIST
4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
5°C
İstanbul
5°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Kar Yağışlı
2°C
Salı Hafif Yağmurlu
4°C
Çarşamba Çok Bulutlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
7°C

Yanlış ve Mutsuz Bir Evlilik İstemiyorsanız Eğer Bizi Dikkate Alın

22 Ağustos 2021 23:05
0

Mutsuz bir evlilik yapmak ve yaşamak istemiyorsanız eğer evlilik yaparken dikkat etmeniz gereken ve önem arz eden bazı meseleler var.

Çünkü üç günlük dünya hayatı için ebedi bir hayata, huzur ve mutluluğa sırtını dönmek aklı başında olan bir insanın yapacağı bir hareket değildir. Şöyle ki;

“Allah’ın size lütfettiği nimeti ve sizin “duyduk ve itaat ettik, baş üstüne!” dediğiniz vakit, sizden aldığı sözünüzü hatırlayın! Allah’a karşı gelmekten sakının (1)”. “Ayetlerimizi yalan sayanlar ve onları kabule tenezzül etmeyenler ise, işte onlar cehennemliktirler. Hem de orada ebedi kalacaklardır (2)” buyurmasına karşın;

Cehennemliklerle beraber bir hayat yaşamayı göze aldınız, cehennemliklerin koynunda bir hayat sürdünüz ve sonunda sizde onlarla beraber cehennemlik oldunuz. Kendisine hayrı dokunmayan bir insanın size nasıl bir hayrı dokunur zarardan başka hiç düşünmediniz mi?

Üç günlük dünya hayatı, rahatı, huzuru ve mutluluğu için ebedi bir hayatı terk ettiniz, ebedi bir hayatı görmezden geldiniz. Kendisi cehennemlik vasıfları taşıyan ve Yüce Allah’ın “Ayetlerimizi yalan sayanlara ve onları kabule tenezzül etmeyenlere gök kapıları açılmayacak ve deve iğne deliğinden geçmedikçe onlar da cennete giremeyeceklerdir (3)” buyurmasına karşın;

Namazla, niyazla işi olmayan, tam aksine ağzı küfür dolu, ağzına Allah’ı zikirle doldurmak yerine tamamen pis ve necis kelimelerle donatan ve Yüce Allah’ın “Öyleyse küfür ve küfranınızdan dolayı tadın bakalım azabı! (4)” şeklinde hitap da bulunmasına rağmen, tamamen tüm benliğinizle , kalbinizle ve bedeninizle bunların yanında oldunuz ve bunlara kendinizi bağışladınız.

“Onlara cehennem ateşinden bir döşek ve üzerlerinde de yine ateşten örtüler var (5)” ve o döşeğin altında; nasıl ki dünya hayatında beraberdiniz ve Allah’ın rızasını gözetmeksizin yaşadınız, yarın da aynen aynı şekilde cehennemde altınızdan da üstünüzden de bir ateş yumağı kaplayacaktır. O zaman dünyada ki mutluluğunuzun yerini pişmanlıklar kaplayacaktır ama artık iş işten geçmiştir.

“O kafirlere ki onlar dinlerini oyun ve eğlence konusu haline getirmişlerdi; dünya hayatı kendilerini aldatmıştı. İşte onlar, kendilerinin en önemli günü olan bu günkü karşılaşmayı unuttular ve ayetlerimizi bilerek inkar ettikleri gibi,

Biz de bugün onları unutup kendi hallerine terkedeceğiz (6)” şeklinde tehdit etmesine karşın siz; tamamen dinden uzaklaşmış, dinle kitapla alakası olmayan, olsa bile boğazından aşağı inmeyen, malı mülkü, parası, pulu olan insanlarla yakınlaştınız, birliktelik yaşadınız

Şunu özellikle belirtmek istiyorum ki; dini inkar, Allah’a isyan, dini oyun ve eğlence haline getirmek vb hususlarda asıl anlatılmak istenen şudur ki; tüm bunların hepsi Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmemekten geçiyor.

Velhasıl kelam bunları yapmanız yani emir yasaklara uymamanızın hepsi bir nevi Allah’a isyandır, dini inkardır, Allah’ın emir ve yasaklarını dikkate almayıp başına buyruk hareket etmendir.

Ama siz; dine yönelen insanları bağnaz gözüyle gördünüz, yobaz olarak değerlendirdiniz yada hepsini öteye geçtik dini konularda hassas olan insanları çok sıkıcısın gibisinden terslediniz yada önemsemediniz.

Siz nasıl insansınız ki Allah Teala “Ben cinleri ve insanları bana kulluk etsinler diye yarattım (7)” şeklinde buyurmasına rağmen siz Allah’a kulluğu beğenmeyip tamamen kula kul olan insanlara sıcaklık duydunuz. Hani demiştikya mü’min mü’minin, kafirde kafirin dostudur işte o misal.

Nasıl sıcaklık duymasın ki; kendisi de namaz kılmaz, kendisininde dinle kitapla, sünnetle alakası olmaz, olsa bile onunda boğazından aşağı inmez.

Ne olacak tencere yuvarlanır kapağını bulur misali. Herkes dengine yakınlık duyar, yakınlık hisseder ki gerekli açıklamalar kula kul oldunuz ve kötü arkadaşlık adlı bölümlerde tekrarını gerektirmeyecek şekilde açıklanmıştır.

Velhasıl bay-bayan kardeşlerimize ve anne-babaların kız verirken-alırken biraz daha dikkatli olmaları

Not: Bu kısma kadar ağırlıklı olarak kızların eş seçimi yaparken ve anne-babanın da damat adayı belirlerken dikkat edilmesi gereken hususlar özetlenmiştir ki bundan sonraki bölüm yada bölümlerde erkeklerin kız seçimi yaparken dikkat etmesi gereken hususlar vurgulanacaktır

İsmail Ekinci

(1-Maide Süresi 7) (2-A’raf Süresi 36) (3-A’raf Süresi 40) (4-Enfal Süresi 35) (5-A’raf Süresi 41) (6-A’raf Süresi 51) (7-Zariyat Süresi 56)

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.