Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,8704
EURO
10,4063
ALTIN
501,56
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
23°C
Çarşamba Sağanak Yağışlı
21°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
21°C
Cuma Sağanak Yağışlı
20°C
25 Ocak 2021 00:25
0

Allah’ı unutmanın cezası

Allah’ı unutmanın cezası, ayet-i celile de belirtildiği üzere: ‘Allah’ın da onları unutması (Tevbe 67) ve onlara kendilerini unutturmasıdır. İnsanın unutması üç kısma ayrılır ki, bunlar

İnsanın İradesi Dışında Cereyan Eden, İhmal Ve Kusura Dayanmayan Unutma: Bu anlamda unutkanlık, insanın zayıf yönlerinden biridir. Çünkü hafıza-i beşer nisyan ile maluldür.

İnsan öğrenme ve öğrendiklerini koruma yeteneğini, akıl ve zekayı veren Allah’tır. Bu yetenek ve zeka, insanlarda farklılık arz eder. İnsanlar; zeka bünyesi, öğrenme ve öğrendiklerini koruma veya unutma açısından birbirlerinden farklıdır.

Unutma; Elde edinilen bilgiler için olduğu kadar insanın dini ve dünyevi görevleri ve cereyan eden olaylar için de söz konusudur. Çünkü unutmak insanın yaratılışından gelir.

Unutma; genelde kötü olmakla birlikte; bazen insanlar için iyi de olabilir. Mesela; İnsanın başından geçen acı olayları unutması bir nimettir. Çünkü bu olayların sürekli akılda tutulması insanı huzursuz eder. Ama insanın öğrendiklerini ve maddi-manevi görevlerini iradesinin dışında unutması iyi olmamakla birlikte ihmal ve kusur olmadığı için sorumluluğu gerektirmez. Bu tür unutmadan dolayı insan yerilmez.

İhmal ve kusura dayanmayan, insan iradesinin dışında kalan bu tür unutmadan dolayı insana bir sorumluluk ve muaheze yoktur.

Bu konuda Peygamberimiz (s.a.v): ‘Allah, ümmetimden hata, unutma ve zorla yaptırıldığı fiillerinden dolayı sorumluluğu kaldırmıştır’ buyurmuştur

İnsanın İradesine Bağlı Olmayan, Ancak İhmal Ve Kusura Dayanan Unutması: Bu tür unutmada kasıt yoktur ancak ihmal bulunduğu için insan sorumludur ve bu yüzden muaheze edilir. Mesela; Bir kimse elbisesine kan, irin v.b bir necaset bulaştığını görür, bunu hemen temizlemez, sonra da unutur ve bu necasetli elbise ile namaz kılarsa bu yüzden kusurlu olur. Hemen temizlemediğinden dolayı ‘görevi ihmal’ bulunduğundan bu kimse ‘mazur’ sayılmaz ama necaseti görmeseydi o zaman ‘mazur’ sayılabilirdi.

Bir insanın Allah’a muhalefet kastı olmaksızın ve ihmal de söz konusu olmadan yapılması gereken bir emri sehven terk etmesi veya bir yasağı unutarak işlemesi bu tür bir unutmadır.

‘Şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz (Bakara 35)’ emri ile ilgili olarak yüce Allah, Adem (a.s) hakkında;

Andolsun biz önceden Adem’e ( o ağaca yaklaşmamasını) tavsiye etmiş idik,(fakat o bizim tavsiyemizi) unuttu. Biz ondan bir azim bulmadık (Taha 115)’ demiştir.

Adem’in (a.s) unutması, Allah’ın ağaca yaklaşmama emrini terk etmesidir. Burada kasıtlı olarak Allah’ın emrine muhalefet söz konusu olmadığı gibi irade dışında da unutma söz konusu değildir. Azim ve sebatsızlık, şeytanın vesvesesine aldanma vardır. Kasıtsız da olsa yasağı ihlal ettiği için Adem (a.s)’ı asi ve zalim olmuş eşi ile birlikte;

‘Rabb’imiz! Biz nefsimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan gerçekten biz hüsrana uğrayanlardan oluruz (A’raf 23)’ diye yalvarmış, bu davranışına tövbe etmiş, Allah’da tövbesini kabul etmiştir.

İnsanın Bilinçli Olarak Ve Kasten Unutması: Bu anlamda unutma; kasten bir görevi terk etmek, ilahi emir ve yasaklara riayet etmemek demektir. Bu tür unutma, kınamayı ve cezayı gerektirir. Bu anlamda unutmayı şöyle sıralayabiliriz;

Ahiret Gününe Kavuşmayı Ve Hesap Gününü Unutmak

Ahiret gününü unutmak; o gün için iman ve ibadetler ile hazırlanmayı terk etmektir.. Ahiret gününe, orada hesap verileceğine, cennet ve cehennemin varlığına iman etmemek, o gün için hazırlanmamak ahireti unutmaktır.

Kur’an-ı Kerim‘de ahireti unutanlara şiddetli bir azap olduğu, kafirlere de; ‘Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını çekin / tadın (Secde’14)’ denileceği ve ateş içinde unutulacağını (A’raf 51); kafirlerin; ‘Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler. Şimdi bizim şefaatçılarımız var mı ki bize şefaat etsinler veya (dünyaya) geri döndürülmemiz mümkün mü ki, yapmış olduğumuz amellerden başkasını yapalım? Onlar cidden kendilerine yazık ettiler ve uydurdukları şeyler (putlar) da kendilerinden kaybolup gitti (A’raf 53)’

Kuran Ayetlerini Unutmak:

Kur’an’a inanmamak, Kur’an’ın emir ve yasaklarını; fert, aile ve toplum hayatı ile ilgili kurallarını uygulamamak ve uygulatmamak, Kur’an’ın tamamından veya bir kısım ayetlerinden yüz çevirmek, Kur’an-ı terk etmek ve hükümlerini uygulamadan kaldırmaktır

Yüce Allah Kur’an’dan yüz çeviren kimseyi ahirette kör olarak diriltecektir. Bu kimse;

‘Rabb’im! Niçin beni kör olarak dirilttin? Oysa ben (dünyada iken) görüyordum (Taha’125)’ diyecektir. Bunun üzerine yüce Allah;

İşte böyle! Ayetlerimiz sana geldi. Sen onları unuttun (Kehf 57)’ cevabını verecektir. Allah’ın ayetlerinden yüz çevirenler, en zalim kimselerdir.

Allah’ı Anmayı Unutmak

Allah’ı anmayı unutmak;  Allah’ı anmaktan gafil olmak, Allah’ın nimetlerine şükretmeyi, Kur’an’a iman etmeyi ve Kur’an hükümleriyle amel etmeyi terk etmektir.

Uyarıları Ve Öğütleri Unutmak: Yahudi ve Hristiyanlarla ilgili olarak Kur’an’da; ‘Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular (Maide 13-14)’ denilmiştir. Bundan maksat; Ehl-i Kitab’ın Peygamberimiz (s.a.v)’e imanı ve dini görevleri terk etmeleridir.

Günahları Unutmak

Günah; insanın Allah ve Peygamberin emir ve yasaklarını terk etmesi, şirk, küfür, nifak ve isyan olan inanç, söz, fiil ve davranışlarda bulunması; Allah’ın, nefsinin ve diğer canlıların haklarını ihmal etmesidir. İnsanın işlediği günahlarını unutması; günahlarına pişmanlık duyup tövbe etmemesidir. Yüce Allah işlediği günahlarını unutanları ‘en zalim kimseler’ arasında zikretmiştir.

İnsanın Nefsini Unutması: İnsanın üzerinde Allah’ın ve diğer canlıların hakları olduğu gibi nefsinin de hakları vardır. İnsanın, nefsinin haklarını ihlal etmesi de günahtır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur;

‘Siz Kitab’ı okuduğunuz halde, insanlara iyi amelleri emredip, nefsinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz (Bakara 44)’

İnsanın Dünyadan Nasibini Unutması: Allah, yeryüzünde insanlar için sayısız nimetler varetmiştir. İnsanların çalışarak bu nimetleri elde etmesi, dünya ve ahiretini unutmaması görevidir. Çok zengin olan Karun’a kavmi: ‘Allah’ın sana verdiği (bu servet) içinde ahiret yurdunu da ara, dünyadan da nasibi unutma (Kasas 77)’ demiştir.

Dünyadan nasibini unutmamak; Dünya ve ahiret nimetleri için çalışmayı terk etmemek demektir. İnsan hem Allah’ın dünyadaki nimetlerinden nasibini almalı hem de iman edip salih ameller işleyerek ahiret nimetlerini kazanmalıdır. Dünyada ömrünü boşa geçirmemelidir

İnsanın Allah’a Yalvarışını Unutması: Din duygusu insan da doğuştan vardır. Daha dünyaya gelmeden önce insan, Allah’ın ‘Rabb’ oluşunu ikrar etmiştir. Allah her nefse kötü ve iyiyi, yanlış ve doğruyu, batıl ve hakkı, zulüm ve adaleti, isyan ve itaati ilham etmiştir. Bu itibarla mümin ve kafir, itaatkar ve isyankar her insan sıkıntıya düştüğünde Allah’a yönelir ve O’na yalvarır. Sıkıntıdan kurtulunca kafir, Allah’a yalvarışını ve yakarışını unutur, şirk, küfür ve isyan haline döner. Bu gerçeği yüce Allah şöyle beyan etmektedir;

‘İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah kendisinden ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur (Zümer 8)’

Sıkıntıdan kurtulunca Allah’a yaptığı duayı unutmak; insanın nimet ve rahat zamanlarında, Allah’a ibadet ve itaati, O’na dua etmeyi unutmasıdır. Bu insanın nankör oluşunu ifade eder. Bu tür bir davranışı Allah kınamaktadır. Kula yakışan nimet ve musibet bütün zamanlarında Allah’a yönelmesi ve kulluk yapmasıdır.

İnsanın Yaratılışı Unutması

Adem’i topraktan, neslini de nutfeden yaratmaya devam eden Allah, insanı öldükten sonra yeniden diriltmeye kadirdir. Öldükten ,toprak ve kemik haline döndükten sonra yeniden dirilmeyi inkar eden kafirleri Allah ilk yaratılışlarını unutmakla suçlamaktadır. Bu beyanda yüce Allah buyurmaktadır ki;

‘Nasıl yaratıldığını unutarak, bir de misal fırlattı Bize: “O çürümüş kemikleri kim diriltecek!” diye! De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltir, hem O, yaratmanın her türlüsünü bilir (Yasin 78-79)’

Sonuç olarak; Unutma bilgilerin zihinden silinmesi, anıların ve görevlerin hatırlanmamasıdır. Yüce kitabımız Kur’an’da üç unsurdan söz edilmiştir;

▬ İnsanın Allah’ı Unutması

▬ Allah’ın İnsanı Unutması

▬ Allah’ın İnsana Kendi Kendini Unutturması

İkinci ve üçüncü unutma, birinci unutmanın sonucudur.

Allah’ın İnsanları Unutması

Kendini unutanları cezalandırması, onları manevi ve uhrevi nimetlerden mahrum etmesidir.

Rabbini unutan kendini unutur, şeytan ve nefsinin esiri olur. Allah’ı unutmak isyankarlık ve fasıklıktır, yoldan çıkmışlık ve haktan sapmışlıktır. İnsanın unutması üç kısma ayrılır;

▬ İnsanın iradesi dışında cereyan eden, ihmal ve kusura dayanmayan unutma. Bu unutmada insanın sorumluluğu yoktur.

▬ İnsanın iradesine bağlı olmayan ancak ihmal ve kusura dayanan unutma. Bu unutmada ihmal bulunduğu için kınama ve muaheze vardır.

Unutkanlık Çeşitleri

İnsanın bilinçli olarak ve kasten unutması. Bu unutma ise şunlardır;

▬ Ahiret gününe kavuşmayı ve hesap gününü unutmak;

▬ Ayetleri unutmak

▬ Allah’ı anmayı unutmak

▬ Uyarıları ve öğütleri unutmak

▬ Günahları unutmak

▬ İnsanın nefsini unutması

▬ İnsanın dünyadan nasibini unutması

▬ İnsanın Allah’a yalvarışını unutması

▬ İnsanın yaratılışını unutması

Gerçekte Allah unutmaz, ayetlerde geçen Allah’ın unutması kendisini unutanları cezalandırmasıdır

Allah İnsanın her söz, eylem, iş, amel ve davranışını takip eder.

Allah’ı unutan ahirette unutulur. Allah’ın nimetlerinden mahrum bırakılır

Kaynak: İsmail Karagöz / Kur’an’dan Öğütler / bkz: 101-109

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

[Valid RSS]