DOLAR
18,8260
EURO
20,1812
ALTIN
1.131,78
BIST
4.505,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
3°C
İstanbul
3°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
5°C
Cuma Çok Bulutlu
6°C
Cumartesi Çok Bulutlu
7°C

Son Vahiy: Kur’an-ı Kerim

17 Aralık 2021 11:30
0

Kur’an-ı Kerim’in bu şekilde insan tabiatına uygun, onun ruhunu okşayan ve onun tarafından kabul edilebilir ilkeler sunmasına karşın, önceki vahiyler dile getirdiğimiz bu özelliklerden yoksundurlar.

Bu noktada dünya insanlık ailesinin ihtiyaç duyduğu halde mezkur vahiylerde yer almayan ya da tahrif edilen temel ilkeler Kur’an tarafından ikmal edilmiştir. Aynı hususlarda vaki olan yanlışlıklar da ortadan kaldırılmıştır.

Mesela Hz. Adem’in Cennette işlediği ilk günahtan ötürü bütün insanları doğuştan günahkar kabul eden ve yıllarca bunu insanların alınlarına kara bir kere olarak süren Hristiyan’ı ilke, Kur’an tarafından asılsız kabul edilerek, hiçbir insanın bir başkasının işlediği günah sebebiyle sorumlu tutulamayacağı, ayrıca insanın üstün bir varlık olarak yaratıldığı belirtmiştir:

Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık Tin Süresi 95″

Cennet’te işlenen ilk günah sebebiyle yıllardan beri kendisini suçlu ve günahkar kabul eden insan, Kur’an vahyi sayesinde kendi vicdanı ile barışır hale gelmiştir. Ayrıca Son Vahiy tarafından böylece günahsız ve suçsuz olduğu hususunda tezkiye edilen insan, evrensel bu ilke sayesinde Kur’an mesajına sahip çıkmayı kendi açısından bir gereklilik olarak algılamıştır.

İnsanın temiz bir yaratılışa sahip olduğunu bildiren Kur’an-ı Kerim, bunun yanı sıra söz konusu yaratılışı devam ettirmek için yine aynı doğrultuda prensipler sunmuştur. Bu bağlamda o, öncelikli olarak bütün insanlığa kul olmanın onuruna yaraşır bir şekilde tek olan Allah inancın öngörmüş, dolayısıyla insanı, kendi cinslerine ya da yaratılmış diğer varlıklara boyun eğmekten kurtarmıştır.

Ayrıca o, ahiret inancını ve bu inancın ayrılmaz birer parçası olan Cennet ve Cehennem gibi olguları da zikrederek bu dünyada yapılan hiçbir hareketin ahirette karşılıksız kalmayacağını bildirmiştir:

Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir (Zilzal Süresi 99)”

Bu ayet insanları dünyada iken yapıp ettikleri şeyler konusunda uyarmakta ve onların dikkatlerini ahiretteki ilahi hesaplaşmaya çekmektedir. Öyleyse insan;

Bu dünyada atacağı her adımın ve yapacağı her işin ahirette bir karşılığı olacağı gerçeğiyle hareket etmek durumundadır.

Kaynak: Diyanet İlmi Dergisi / 2007 / Sayı: 2 / bkz:: 48

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.