ref: refs/heads/v3.0
DOLAR
31,0908
EURO
33,6935
ALTIN
2.027,61
BIST
9.355,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
18°C
İstanbul
18°C
Açık
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
16°C

Şeytanın Görevleri ve Cennetten Kovulması

Şeytanın Görevleri ve Cennetten Kovulması
26 Ağustos 2021 15:00
820

Şeytan, Kur’anda Allah’ın emrine isyan eden ilk cinsin adı olarak zikredilir.

Allah, melekleri ve cinleri, yarattığı insan cinsine; Adem’e secde etmeye davet ettiğinde, bunu ilk reddeden şeytan olmuştur. Kur’an’ın çeşitli vesilelerle zikrettiği olaylarda şeytan, hep isyankar tavır sergileyen bir varlık olarak kaydedilir

Kur’an da seksen sekiz defa şeytan (şeytain) kelimesine yer verilir; on bir yerde de iblis kelimesi geçer. İslam bilginleri, melek iken isyan ettiği için veya ayrı bir tür olarak yaratılan ruhani varlık ya da cinlerin atası olduğundan bu ismi aldığı görüşlerini dile getirirler.

Kur’an da Şeytanın Özellikleri

İlahi rahmet ve huzurdan kovulmuş (racim) olmasıdır. Onun kendine göre edindiği temel görev, insanlar içerisinde içsel dürtü, istek ve arzularına kapılmış olanlarını azdırmak, yoldan çıkarmak, Allah’a kulluktan uzaklaştırmaktır. Mutlak kötülük kaynağı ve kötülüğe yöneltme nedeni olan şeytanın insanın apaçık düşmanı olduğu, pek çok kişiyi azdırdığı dikkate alınırsa, şeytanlardan iyi ve güzel bir davranışın ortaya çıkması beklenmemelidir.

Şeytanın insan ile olan serüveni, cennetle başlar. Şeytan, Hz Adem ve eşinin cennetten çıkarılmasına sebep olmuştur. Oradan yeryüzünde hayata devam eden insanın peşini bırakmayarak ona kuruntu verir, böbürlenmesini , kibirlenmesini, mal ve evlat çokluğuyla övünmesini, çevreye ve hayvanlara zarar vermesini hatta develerin kulaklarını kesmesini, yaratılışı değiştirmesini, başta ana baba olmak üzere;

İnsanlar arasında, bozgunculuk çıkarmasını emreder. İnsanların sağından, solundan , önünden ve arkasından gelerek onlara vesvese verir. İlahi emirlere karşı ilgisiz ve duyarsız davranmalarını telkin eder. Kısacası, işlenen bütün kötülükler, şeytanı mutlu ve memnun eder. İyilere yönelme ise şeytanı üzer ve ümitsizlendirir.

Şeytan, Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde kesin bir şekilde haber verildiği için şeytanın varlığına inanmayan küfre girer. Temel dini kaynakların haber verdiğinin reddedilmemesi, inancın bir parçasıdır. Onun ateşten yaratıldığı ve lanetlenmiş olduğu da Kur’an’da açıkça belirtilir. Şeytan, belli bir zamana kadar Allah’tan süre istemiş ve kendisine kıyamete kadar mühlet verilmiştir. Şeytana uyanlar cehenneme gireceklerdir.

Şeytan ancak kendisine uyan, içsel dürtülerinin ve tutkularının peşinde koşan kimseleri etkileyebilir.

Onun, Allah’a iman ve itaat etmiş (salih), iyi insan ve samimi Müslümanlara herhangi bir zarar verme gücü yoktur. Allah, insanlara şeytanın düşman olduğunu, kesinlikle onun vesvese ve azdırıcı telkinlerine uyulmaması gerektiğini tavsiye etmektedir.

‘Şeytan sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman edinin (Fatır 6)’ Kur’an okunduğu zaman Allah’a sığınan, bütün hayat alanını onun koruması ve egemenliğine teslim eden inançlı ve temiz kalpli insanlar için şeytanın varlığı bir sorun oluşturmaz ‘Kur’an okunduğunda kovulmuş şeytandan Allah’a sığın! Şu da bir gerçek ki iman edip de yalnızca Rablerine güvenenler üzerinde onun bir hakimiyeti yoktur. Onun hakimiyeti, ancak kendisini dost edinenlere ve onu Allah’a ortak koşanlaradır (Nahl 98-100)’

Şeytanın mahiyeti konusunda din bilginleri arasında bir ittifak yoktur; çoğunluğunun görüşüne göre soyut ve latif bir cisimdir. Yer, içer, çoğalır, evlenir,soy,sop edinir. Fakat Kur’an da, şeytanın soyundan olduğu gibi insanlar arasından da onun rolünü üstlenenler şeytan diye nitelendirilir. Görünmez askerleri vardır.

İnsanlara korku ve tedirginlik hissi verip bundan etkilenmelerini arzular; bu fayda etmezse bu defa yaptıkları kötülükleri süslemek ve güzel göstermek suretiyle kendisine tabi olmalarını ister. Bu şekilde iblis nazarındaki itibarını yüceltmek için çaba harcar

İslam, hiçbir şekilde şeytana uymamak gerektiği üzerinde durur. Şeytana tabi olmak, büyük bir değer ve iman zaafıdır. Hele ona tapmak, şeytan adına ayinler yapmak gibi çağımızın hastalıklarına yakalanmak, açıkça Allah’a ortak koşmak demek olup çok büyük bir sapıklıktır Bu, bir kimsenin kendi gerçek düşmanını yüceltmesi, kendi elleriyle kendisini düşmana teslim etmesi ve böylece yok olmayı kabullenmesidir.

Dolayısıyla bu bir ahmaklıktır ve zavallılıktır. Bu tür davranışlardan kesin olarak kaçınmak ve korunmak gerekir. Bilinmelidir ki şeytanın insanı mutlak ve yönlendirme gücü yoktur. Ahirette de bu özelliğini itiraf edecektir.

‘(Hesap görülüp) iş bitirilince şeytan diyecek ki : Şüphesiz Allah, size gerçek olanı vaat etti, ben de size ümit verdim ama size yalancı çıktım. Zaten benim size karşı bir gücüm yoktu. Ben, sadece sizi (inkara) çağırdım, siz de benim bu çağrıma hemen koştunuz. O halde beni kötülemeyin, kendinizi yerin. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz.! Şüphesiz daha önce ben, beni Allah’a ortak koşmanızı reddettim. Gerçekten zalimler için elem verici bir azap vardır (İbrahim 22)’

Şeytan, hemen hemen bütün din ve anlayışlarda kötü olanı temsil eder. İnsanlara ıstırap veren, karı ile kocayı ayıran, zulmettiren, acı çektirmekten zevk alan, haksızlığı körükleyen,insanı her türlü insani davranıştan uzaklaştıran bir varlık olarak anlaşılır. Korku kaynağı olarak algılanır. Yeryüzündeki sevgi ve muhabbeti sabote eden bir varlık şeklinde anlaşılır. Tarihte pek az anlayış, şeytanı olumlu bir rolde değerlendirmiştir.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / İslam’a Giriş Gençliğin İslam Bilgisi / bkz:: 254-257

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.