Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,5492
EURO
10,0853
ALTIN
495,44
BIST
1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
29°C
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Az Bulutlu
32°C
Çarşamba Az Bulutlu
33°C

Namaz Vakitleri – Diyanet

19 Şubat 2021 22:24
0

Kur’an-ı Kerim’de, namaz vakitlerini ilmihal kitaplarında anlatıldığı şekilde açıkça belirten bir ayet yoktur. Fakat Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetleri ve hadisler bu beş vakit namazı delalet yoluyla veya açıkça belirtmişlerdir.

Allah Teala yarattıklarının en şereflisi kıldığı ve kendisine muhatap seçtiği insanı başıboş bırakmamış (1), onun yaratılış amacının insan için en büyük şeref olan ibadet (Yaratanına kulluk etme) olduğunu bildirmiştir (2)

İbadet geniş anlamıyla, Allah’ı tanımak ve Onun razı olacağı şeyleri yapmaktır. İslam’ın temeli olan imanın güçlü kalabilmesi için, kulun sürekli olarak Yaratanını gönlünde tutması, Onun huzurunda olduğu bilincini taşıması gerekir. Bu bilinç ve duyarlılığın en önemli sağlayıcısı da ibadettir.

Yüce Allah bu bilinci gerçekleştirmemiz için, sürekli olarak kendi rızasına uygun işler yapmamızın yanı sıra, bizim belirli zamanlarda özel ibadetler yapmamızı emretmiştir. Bunlar, Resulüllah’ın, İslam’ın üzerine bina edildiğini bildirdiği; Allah’tan başka ilah olmadığına, Hz Muhammed’in Onun kulu ve Resulü olduğuna şahitlik, namaz, zekat, hac ve ramazan orucudur (3)

Bu ibadetler içerisinde en önemlisi de namazdır. Namaz Peygamber Efendimiz’in gözünün aydınlığı (4), dinin direği (5), Müslümanın hesapta ilk sorguya çekileceği ameli (6) ve insanı kötülükten alıkoyan bir ibadettir. (7)

Günde beş kez yıkanan kişinin maddi kirlerden temizlendiği gibi, beş vakit namaz kılan kişi de, manevi kirlerden temizlenir. Allah’a aczini arz eder. Yüce Allah namazı kendisini zikretmemiz, hatırlamamız için bir araç kılmıştır. (8)

Bu öneme bağlı olarak Allah Teala Müslüman’dan namazı sık sık tekrar etmesini istemiş, diğer ibadetler gibi ömürde veya senede bir kez ifasını yeterli görmemiştir. Müslümanın bu ibadeti ucu açık biçimde değil, belirli vakitlerde yerine getirmesini emretmiştir. Bir ayet-i kerimede “Şüphesiz namaz müminler üzerine vakitleri, belli bir farzdır (9)” buyurmuştur.

Allah Resulü de Muaz b. Cebeli Yemene gönderirken; “Sen kitap ehli olan bir halka gidiyorsun. Onlara vardığında, kendilerini Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik etmeye çağır. Eğer bu konuda sana itaat ederlerse, Allah’ın kendilerine her gün ve her gece beş vakit namazı farz kıldığını bildir (10)… ” buyurmuştur.

Hiçbir Müslüman İslam’ın temel ibadeti olan namazın beş vakit olduğunda şüphe etmez. Ancak gerek İslam ülkelerinde gerekse gayrimüslim ülkelerde yaşayan ve İslam’ı bilmeyen ya da iyi niyet taşımayan bazı yazarlar İslam’ın aslında, hatta Emevilerin son zamanlarında bile beş vakit namazın olmadığını, bunun İslam’a sonradan sokulduğunu, namazın Kuran’da ehemmiyetsiz bir yer işgal ettiğini iddia ederler (11)

Yukarıda işaret edilen ayet, namazın belirli vakitlerde farz kılındığını bildirmekle birlikte, namazların vakitlerine temas etmemektedir. Kur’an-ı Kerim’de, namaz vakitlerini ilmihal kitaplarında anlatıldığı şekilde açıkça belirten bir ayet yoktur. Fakat Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetleri ve hadisler bu beş vakit namazı delalet yoluyla veya açıkça belirtmişlerdir. Onun için kayda değer hiçbir İslam alimi günlük beş vakit namazın varlığında asla şüphe etmemiş, aksi bir iddia ileri sürmemiştir.

Kur’an-ı Kerim’deki şu ayetler namaz vakitlerine işaret etmektedir:

Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah’a gönülden boyun eğerek namaza durun (12)

Ayette çoğul olarak ifade edilen namazlar kelimesi en az üç namaza işarettir. Çünkü çoğulun en az miktarı üçtür. Orta namaz sözcüğü de bu üç namazdan ayrı bir namazın varlığına delalet eder. Çünkü bu sözcük, kendisinden önceki namazlar sözcüğüne bağlaçla bağlanmıştır. Arapça grameri gereği, bağlaçtan sonraki kısmın bağlaçtan önceki kısımdan farklı olması gerekir. Aksi halde sonraki öncekinin tekrarı olur. Burada namaz sayısının dört olması mümkün değildir. Çünkü o zaman orta namaz olarak ifade edilen namaz ortadaki namaz olmaz. Bu durumda namaz sayısının beş olması gerekir (13)

 (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür (14)

Bu ayetteki gündüzün iki tarafı ilim adamlarının çoğunluğunun kabul ettiği görüşe göre sabah ve ikindi namazlarına delalet eder. Gecenin gündüze yakın vakitleri de besbelli akşam ve yatsı vakitleridir (15)

Güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir (16)

Bu ayetteki güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar ki zaman dilimindeki namazlar öğlen ve ikindi namazları, gecenin karanlığından sabaha kadarki namazlar da akşam ve yatsı namazlarıdır. Sabah namazı da zaten özel olarak anılmıştır (17)

O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbine hamd ederek tespihte bulun. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın (18)

Bu ayetteki tespihte bulun sözü namaz kıl anlamındadır. Güneşin doğuşundan önceki namaz sabah namazı, batışından önceki namaz ikindi namazı, gece vakitlerindeki namazlar da akşam ve yatsı namazlarıdır (19)

Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda, Allah’ı tespih edin. Göklerde ve yerde hamd O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tespih edin (20)

Buradaki ilk ayette akşam ve sabah namazları söz konusu edilmiştir. İkinci ayetteki gündüzün sonundaki namaz yatsı namazı, öğle vaktindeki namaz da öğlen namazıdır. Buna göre bu iki ayet sabah, öğlen, akşam ve yatsı namazlarının vakitlerini belirtmektedir.

Yukarıdaki ayetler topluca dikkate alındığında bunların günlük beş vakit namaza ve vakitlerine işaret ettiği görülmektedir.

Namaz vakitlerinin giriş ve çıkış zamanlarını açık olarak hadislerden ve Hz. Peygamber’in tatbikatından öğreniyoruz

Resulüllah (s.a.v)şöyle buyurmuştur:

Cebrail bana Kabe’nin yanında iki defa imam oldu. Öğleyi güneş batıya eğilip gölge nalın tasması kadar olduğu zaman, ikindiyi her şeyin gölgesi kendisi kadar olunca, akşamı oruçlunun iftar ettiği vakitte, yatsıyı şafak kaybolunca, sabahı da oruçluya yemek ve içmek haram olunca kıldırdı. Ertesi gün ise öğleyi her şeyin gölgesi kendisi kadar, ikindiyi gölge iki kat olunca, akşamı oruçlu orucunu açtığı zaman, yatsıyı gecenin üçte birine doğru, sabahı da ortalık ağırınca kıldırdı. Sonra da bana dönüp, ’Ya Muhammed! Bu senden önceki nebilerin vaktidir. Ve vakit bu iki vaktin arasıdır’ dedi (21)

Tekrar vurgulamak gerekir ki İslam’da günlük namazların beş vakit oluşu ile ilgili en önemli kanıtlardan birisi de tarih boyunca Müslümanların uygulamalarıdır. Bu ameli bir tevatürdür. Dünyanın dört bir yanına yayılmış, dilleri, ırkları, mezhepleri farklı milyarlarca Müslümanın, İslamın gelişinden günümüze aynı vakitlerde namaz kılmaları, bu vakitlerin doğrudan Hz Peygambere dayandığının ve sağlam rivayetlerle sabit olduğunun açık göstergesidir.

Kaynak: Hüseyin Karapınar / Diyanet Dergisi / Mart 2010 / 231 / bkz: 18-20

(1-Kıyame Süresi / 36) (2-Zariyat Süresi / 56) (3-Buhari / İman / 1-2) 4-Ahmet b. Hanbel / Müsned / III / 128) (5-Suyuti el-Camiu’s-Sağir / I / 151) (6-Ebu Davud / Salat / 145) (7-Ankebut Süresi / 45) (8-Taha / 149) (9-Nisa Süresi / 103) (10-Buhari / Zeka / 1) (11-Örnek olarak bkz. İsmail Habib / Avrupa Edebiyatı ve Biz / I / 204) Tahiru’l-Mevlevi / bu sözlerin kaynağının İtalyan Kaytano ve Dr. Dozi olduğunu söyler ve bunun temelsizliğini güçlü olarak ortaya koyar. (Müslümanlıkta İbadet Tarihi / bkz: 39) (12-Bakara Süresi / 238) (13-Fahreddin Razi / Tefsir-i Kebir / XI / 23) (14-Hud Süresi / 114) (15-Razi / a. g. e./ XVIII / 58-59 / İbnü’l-Arabi / Ahkamu’l-Kur’an / III / 128) (16-İsra Süresi / 78) (17-Razi / a, y) (18-Taha Süresi / 130) (19-Razi / a. g. e / XI / 24) (20-Rum Süresi / 17-18) (21-Ebu Davud / Mevakit / 2)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.