ref: refs/heads/v3.0
DOLAR
31,0920
EURO
33,7031
ALTIN
2.026,08
BIST
9.352,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
18°C
İstanbul
18°C
Açık
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
16°C

Kureyş Süresi Abdülkadir Geylani Tefsiri

Kureyş Süresi Abdülkadir Geylani Tefsiri
27 Eylül 2023 07:03
29

Huşu, tevazu, alçakgönüllülük gibi hasletleri tam anlamıyla gerektiren ibadetlerin sırrını akledebilen kimselere şu hakikat gizli değildir:

İbadet etmeyi gerektiren ve ona yönlendiren sebep şüphesiz, şahsiyeti ve hüviyeti ayakta tutan ve ona lazım olan, onun devamını sağlayan ihtiyaçların temini içindir ki, aslında bu da umumi bir nimet ve herkese şamil olan bir ihsandır.

Yine hiç şüphe yok ki, bütün mazharların ve bütün tecelligahların ihtiyaçlarını karşılayan ve üzerine alan zat Vahid, Ehad, Samed ve gücü her şeye tek başına muktedir olan Allahü Teala’dır. O her şeyin mürebbisidir; her şeyin rızkını türlü türlü nimetlerle veren ve yetiştirip büyütendir. İşte bu Allahu Teala aynı zamanda kendisine ibadet edilmeye bizatihi layıktır ve müstehaktır.

Nasıl olmasın ki, ondan başka mabut yoktur. Ondan başka ilah yoktur. Bundan dolayıdır ki Cenab-ı Hak bu sürede (Kureyş Süresinde) kendisine ibadet etmesini ve gönülden bağlanmasını besmele ile başladıktan sonra şöyle emretmektedir:

Allah’ın adıyla başlarım ki o, her şeyi adem/yokluk kilerinden zuhura getirendir. Allahü Teala, herkese ve her şeye bütün cömertliğiyle çok merhametlidir, Rahman‘dır. Yine o, kullarına ibadeti emretmekle ve onları ibadetle kayıtlı kılmakla onlara karşı sonsuz rahmet sahibidir, Rahim‘dir. Ey ibret alanlar, bunlar hayretengiz ve dehşetengiz şeylerdir!

Kureyş’in ülfet etmesi sebebiyle (1), Kureyşlilerin kendi aralarında, yolculuklara çıkmak suretiyle Beytullah’ın etrafından dağılıp gitme konusunda hemfikir olmaları ve bunu alışkanlık haline getirmeleri sebebiyle.

Kış ve yaz yolculuklarını alışkanlık yaptıkları için (2); uzun ve kısa yolculuklar yapmakta hemfikir ve müttefik olmaları yüzünden… Yani, onlar her sene iki defa yolculuğa çıkıyorlardı: Kışın Yemen tarafına ve yazın da Şam tarafına. Onları bu yolculukları yapmaya sevk eden şey ise, Mekke’ye zahire getirmekti. Zira orası ziraat için uygun bir yer değildi. Bu yüzden oradan uzak ve ayrı kalıyorlardı. Bu sebeple senede iki kere ticari yolculuğa çıkıyorlardı.

İşte onların bu yolculuklarını Allahü Teala pek hoş karşılamıyor ve onların Beytullah’ın etrafında ikamet etmelerini ve kalmalarını şöylece emrediyor:

Onlar bu beytin Rabbine ibadet etsinler (3). Onun etrafında ibadetle meşgul olsunlar. Allah’a tevekkül etsinler. Ticaret için yolculuk yapmasınlar. O her şeye kadir ve muktedirdir.

O ki, onların aşlıklarını gidermiştir. Kendilerini açlılığın şiddeti sebebiyle pislikleri dahi yedikleri ve kemikleri dahi kemirdikleri açlıktan bile kurtaran bu beytin Rabbine ibadet etsinler. Ve yine o Rab, Onları korkudan emin kılmıştır (4).

Bu beytin bereketiyle bir çok defa düşmanlarının korkusundan onları emin kılmış, onları korumuştur. O halde onlar üzerine gereken, bu beytin sahibine tevekkül ederek, onun etrafında iskan etmektir. O gücü ve kuvveti ile, geçmişte olduğu gibi, onların rızıklarını sağlamaya her zaman yeter.

Kureyş Süresinin Hatimesi: Ey Allah’a teveccüh eden, ona yönelen ve onun kerem ve ihsanına mütevekkil olan kimse! Burada sana düşen vazife şudur:

Cenab-ı Hak sana neyi emretmişse ona sarılmalısın. Bütün işlerini ona havale etmelisin. Onun kaderinin tamamına razı olmalısın. Her şeyin Allah’tan olduğuna inanmalısın.

  • O dilediğini yapar (Al-i İmrin 40)
  • Dilediği şekilde hükmeder (Maide 1)

O, fiilinden sorumlu tutulamaz. O Hakim’dir, hüküm ve hikmet sahibidir; Hamid’dir, hamd edilmeye layıktır.

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: VI / bkz: 541-543

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.