DOLAR
18,8235
EURO
20,1993
ALTIN
1.133,78
BIST
4.505,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
3°C
İstanbul
3°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
6°C
Cuma Çok Bulutlu
6°C
Cumartesi Çok Bulutlu
7°C

Kur’an-ı Kerim’in Nazil Oluşu, Ezberlenişi ve Yazılışı

30 Mart 2022 14:00
0

Kur’an-ı Kerim, hiç kimsenin bir benzerini daha vücuda getiremeyeceği bir kitaptır. Kur’an-ı Kerim’in iki kapağı arasında 86’sı Mekke’de, 28’i Medine’de olmak üzere inen 114 süre bulunmaktadır

Kur’an-ı Kerim; alemlerin Rabbi olan Yüce Allah tarafından insanları karanlıklardan aydınlığa, Allah’ın yoluna çıkarmak için son peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.v) kalbine Cebrail (a.s) aracılığı ile vahyedilmek, okunmak, hiç unutmamak, hafızasından silinmemek üzere azar azar indirilmiştir.

Kur’an-ı Kerim, hiç kimsenin bir benzerini daha vücuda getiremeyeceği bir kitaptır. Kur’an-ı Kerim’in iki kapağı arasında 86’sı Mekke’de, 28’i Medine’de olmak üzere inen 114 süre bulunmaktadır

Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’i korumayı üzerine aldığını da, şöyle açıklar: “Zikr’i (Kur’an’ı) Biz indirdik Biz! Onun koruyucuları da şüphesiz ki Biziz!” “Ona ne önünden, ne de ardından hiçbir batıl yanaşamaz, gelemez! O, bütün kainatın hamd ettiği O yegane hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir!”

“Doğrusu o Kitab, çok şerefli bir Kur’an’dır. Levh-i Mahfuz’da mahfuz bir Levha’dır! (Her türlü tahrif ve tağyirden korunmuştur).”

Yüce Allah, müşrik ve münkirlerin Kur’an-ı Kerim hakkında ki görüşlerinin yersizliğini ve yanlışlığını da şöyle açıklar:

  • “O (Kur’an), bir şair sözü değildir! Siz, ne az inanır adamlarsınız!
  • O (Kur’an), bir kahin sözü de değildir! Siz, ne az düşünür adamlarsınız!
  • O (Kur’an), alemlerin Rabbinden indirilmedir!

Eğer (Peygamber, zannettiğiniz gibi) bazı sözleri Bize karşı kendiliğinden uydurmuş olsaydı, muhakkak onun sağ elini (kuvvet ve kudretini) alıverirdik! Sonra da hiç şüphesiz kendisinin kalp damarını koparırdık!
O vakit sizden hiçbiriniz buna mani de olamazdınız!”

Kur’an-ı Kerim Peygamberimize (s.a.v) Ramazan ayında Kadir gecesinde inmeye başlamış ve 23 yıl içinde tamamlanmıştır.

İbn Abbas’ın bildirdiğine göre; Resulullah (s.a.v) kendisine Cebrail (a.s) tarafından indirilen ayetleri ezberlemek, unutmamak için acele eder, dudaklarını Cebrail’in okuyuşuna uydurarak kımıldatır dururdu.
Yüce Allah, bu hususta indirdiği ayetlerde şöyle buyurdu:

  • “(Ey Resulüm!) Onu (Kur’an’ı Cebrail sana okuyup bitirmeden) ezberlemek için dilini onunla (Kur’an’la) depretme!
  • Onu (göğsünde) toplamak (ezberletmek), okutmak Bize düşer.
  • O halde, Biz onu sana (Cebrail’in dili ile) okuduğumuzda, sen onun okunuşuna sadece uy! (Susup kulak ver, dinle!) Sonra, onu okuman Bize aittir. (Okumanı Biz tekeffül ederiz.)”
  • “Bundan böyle, Biz sana (Kur’an) okutacağız da, sen onu unutmayacaksın!”

İşte bundan sonra ne zaman Cebrail (a.s) gelir, vahiy getirirse, Peygamberimiz (s.a.v) susar, onu dinler; Cebrail (a.s) dönüp gidince, onun okumuş olduğu ayetleri, o nasıl okumuş idiyse öylece ezberinden okurdu.

Kur’an-ı Kerîm’in ilk hafızı, Peygamberimizdir. Cebrail (a.s), her yıl Ramazan ayında her gece gelir; Ramazan’ın sonuna kadar Kur’an-ı Keram’i Peygamberimiz (s.a.v) ile mukabele eder; yani o okur, Peygamberimiz dinler, Peygamberimiz okur, Cebrail (a.s) dinlerdi.

Peygamberimiz (s.a.v) vefat ettiği yılda ise, bu mukabele iki kere yapılmıştı. Yüce Allah Müslümanlara namazda Kur’an’dan kolaylarına geleni okumalarını emir buyurduğu ve Peygamberimiz’da Kur’an’sız, kıraatsiz namaz olamayacağını haber verdiği için, erkek kadın her Müslümanın en azından namazlarında okuyacakları kadar süre veya ayetler ezberlemeleri gerekiyor, bununla yetinmeyip Kur’an-ı Kerim’in tümünü ezberlemeye koyulanlar da oluyordu.

Peygamberimiz (s.a.v), kendisine Kur’an-ı Kerim ayetleri nazil oldukça, vahiy katiplerinden birini çağırır, ona “Yaz!” buyurup yazdırır, onun hangi süreye ve sürenin neresine konulacağını da bildirirdi. Bu da ilahî talimat gereği idi.

Nitekim, Peygamberimiz (s.a.v): “Bana, Cebrail (a.s) geldi. Şu;

İnnallahe ye’muru bi’l-adli ve’l-ihsani ve itai zi’l-gurba ve yenha ani’l-fahşai ve’l-münkeri ve’l-bağyi yaızuküm lealleküm tezekkerun (Nahl 90)

ayetini şu sürenin Nahl süresinin şurasına 89. ayetin altına koymamı bana emretti buyurmuştur.

Peygamberimiz (s.a.v), Nisa süresinin 95. ayeti nazil olunca da: “Bana Zeyd’i çağırınız! Levhayı, diviti ve kürek kemiğini” veya “Kürek kemiğini ve diviti getirsin!” buyurmuş; Zeyd gelince de, ona: “Yaz ey Zeyd” buyurarak yazdıracağı ayeti yazdırmıştır.


Zeyd b. Sâbit der ki: “Vahyi Resulullah (s.a.v)’in huzurunda yazardım. Yazıp bitirdiğim zaman, bana “Yazdığını oku!” buyururdu. Eğer ondan yazılmayan bir şey kalmışsa onu eklettirir, fazla bir şey olmuşsa onu da çıkarttırırdı.”

Kur’an-ı Kerim, böylece başından sonuna kadar Peygamberimizin huzurunda deri, kağıt, bez, hırka parçaları, kürek kemikleri, yassı hurma dalları, ince düz taşlar… gibi yazı yazılmaya elverişli şeyler üzerine yazılmış bulunuyordu. Kur’an-ı Kerim’in bu yazılışı, günümüzün deyişiyle, resmen yazılışı idi.

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.