DOLAR
18,8197
EURO
20,3115
ALTIN
1.128,47
BIST
4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
5°C
İstanbul
5°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Kar Yağışlı
2°C
Salı Hafif Yağmurlu
4°C
Çarşamba Çok Bulutlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
7°C

Kuran-ı Kerim’in Bazı Özellikleri ve Belagatında ki Mucizelik

24 Ocak 2021 04:33
0

Yetiştirdiği ve Benu Sa’d kabilesinde çocukluğunu geçiren ‘Sen bundan evvel hiç bir kitap okur değildir. Elinle de yazmadın (1) ayetinin muhatabı olan, okuma yazma bilmeyen (ümmi) Hz Muhammed, Ummu’l-Kura (Mekke) de alemi ıslaha kalkıştı ve ömrünü, kendisinin ilahi bir vazife ile gelişini kabul etmeyen insanlarla, kavimlerle mücadele ile geçirdi, herkesi aciz bırakan ve dehşete düşüren bir kitapla geldi.

Bu kitap, gizli bir belagat ve ikna edici delillerle gelmiş, ilim ve felsefe alanına girmiş, tıp, tabiat, arz ve semanın oluş kanunlarının sırlarından bahsetmiştir. Zamanın ilim, fen ve edebi sanatlarından hiç birine vakıf olmayan bir zattan, her yönü ile mükemmel bir eserin zuhuru, elbette bir mucizedir.

Şüphesiz ki Kur’an-ı Kerim de, ilim adamlarını, feylesofları ve fakihleri aciz bırakan yönler mevcuttur.

İnsanların inancını, ibadetlerini, ahlaklarını ıslah edip kardeşliği tesis, adaleti tevzi etmesi, mali işleri ıslah, kadına şahsiyet kazandırması, akıl ve fikirleri hürriyete kavuşturması, hidayete sevketme gayesine uygun olarak, tabiat ilimlerini kendine konu yapması, mazi, hal ve istikbale ait gayb haberleri, bizzat Peygamber tarafından bile Kuran-ı Kerim’in tebdil edilmemesi ve Ben ancak bana vahyolunana uyarım (2) demesi gibi hususların ümmi bir kimseden zuhur etmesi, mucizeden başka ne olabilir?

İşte bu hakikat karşısında, Velid, Lebid, A’şa ve Ka’b b. Zübeyr gibi belagat üstadları, Kur’an’ı her yönü ile takdir etmişler, kendilerini sihirleyen bu üslub karşısında yedi askı adıyla Kabe’nin duvarlarına asılan İmreu’l-Kays, Tarafa b. Abd, Ka’b b. Zübeyr, Amr b. Kulsüm gibi burcuna erişilmeyen şairlerin şiirleri, Kur’an’la mukayese edildiğinde, kuvvetli elektrik ampulleri karşısında duran mum ışığı müsabesinde kalmış ve utanma duygusu ile yerlerinden indirilmiştir.

Kur’an büyük küçük ayırt etmeksizin her yaştaki insanlara kendini dinletmesini bilmiş, onlara imanı aşılamıştı. Gönüllere hoş gelen üslubu sayesinde, en büyük düşmanları bile onu dinlemekten kendilerini alıkoyamamışlardı.

el-Velid b. el-Muğire, Ahmed b. Kays, Ebu Cehl b. Hişam gibi Kureyş’in ileri gelenleri, Kur’an’ı dinlememek için birbirlerine söz vermiş olmalarına rağmen, geceleri gizli gizli Kur’an dinlemeye teşebbüs etmeleri, Hz Peygamber”i yok etmek kastı ile harekete geçen Ömer b. Hattab‘ın Müslüman oluşu, en-Necm süresinin son kısmındaki Allah’a secde ediniz ve O’na kulluk ediniz ayetleri, Hz Peygamber tarafından mümin ve müşriklerin bulunduğu bir toplulukta okununca;

Müslümanlarla birlikte müşrikler de yere secdeye kapanmışlar, yere secde yapmayı gururuna yediremeyen Ümmeye b. Helef, yerden bir avuç toprak alarak, onu alnına götürmesi, Hz Peygamber’i girdiği teşebbüsten vazgeçirmek için nasihatte bulunan Utbe b. Rebia’ya cevap mahiyetinde okunan Fussilet Süresinin ilk ayetleri, Utbe’yi dehşet ve hayrette bırakmış ve kendisini bekleyenlere Ondan öyle şeyler işittim ki, ömrümde benzerini işitmiş değilim. Bu sözler ne şiir, ne sihir ne de kehanettir. Bunlardan hiçbirine benzememektedir.

Ey Kureyşliler! Bana kulak verin ve beni dinleyin. Onu kendi haline bırakmanızı tavsiye ederim. Eğer o, muvaffak olamazsa, Arabistan onu mahveder. Eğer muvaffak olursa, onun zaferi, sizinde zaferini demektir demesi, Kur’an’ın cezbedici füsunkar üslubu değil de nedir?

Kaynak: Diyanet İlmi Dergisi / 2007 / Sayı: 2 / bkz: 10-11

(1- Ankebut 48)  (2- Yunus 15)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.