Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,4180
EURO
10,0262
ALTIN
494,94
BIST
1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Cumartesi Sıcak
35°C
Pazar Açık
34°C
Pazartesi Sıcak
36°C
Salı Sıcak
37°C

Kur’an-ı Kerim Hakkında Bilinmesi Gerekenler

21 Temmuz 2021 13:00
0

Kur’an-ı Kerim Ruha ve Bedene Şifadır

İlme’l-yakin (102/7): Düşünmek ve bakmakla ulaşılan kesin bilgidir. Mesela duman çıkan yerde ateşin olduğunu biliriz. Buna delilimiz dumandır. Bu bilgimiz kesindir, çünkü zıddına şahit olmadık

Ayne’l-yakin (102/7): Gözle görerek bir şeyi bilip onda şüpheye mahal kalmayacak derecede bu bilginin kesin olasıdır. Dumanın çıktığı yere gidip ateşi görmek artık inkar edilemeyecek derecede ateşi bilmemizi sağlar. İşte buna da gözle görerek ve müşahede ederek ulaşılan kesin bilgi manasında ‘ayne’l-yakin‘ denir. Bu ilme’l-yakin olandan daha üstündür.

Hakke’l-yakin (56/95 ; 69/51): Bilgi ve müşahadeyle ulaşılan ilmi gerçekleştirmek, onun hakikatine ulaşmak ve ulaştığını bilmektir. Mesela Ateşten istifade edip onunla ısınmak ve yemeğini pişirmek onun ateş olmasının mahiyetini ve hakikatını gösterir. Hakke’l-yakin, ilim ve müşahadeden geçip bilfiil içinde tahakkuk ile yaşanan gerçektir. Kur’an kendisini yakinin bu son mertebesi ile nitelemiştir.

O Kur’an, Hakke’l-Yakin’dir. Onun Allah tarafından olduğu kesin gerçektir; bunda en ufak bir şüphe yoktur.

Hz Muhammed (s.a.s) tarafından uydurulmuş değildir. Bu husus Kur’an’ın i’caz vecihlerinden anlaşılmaktadır.

▬ Elbette biz sana seb-i mesani ile şu yüce Kur’an’ı verdik (Hicr 87)’. Seb’-i mesani Fatiha süresidir

▬ Kur’an’ın iki ismi olan ‘Kur’an’ ile ‘kitap’ ın önemli bir münasebeti vardır. Kur’an adında ‘lisanlarda okunması’; kitap adında da ‘kalemle yazılması’ anlamı gözetilmiştir. Bu her iki isim de fiilen vuku bulan durumu anlatmaktadır.

‘Kur’an’ı bu iki tarzda adlandırmakla onun sadece bir yerde değil iki yerde muhafazasına itina gösterilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Yani onun hem sadırlarda (gönüllerde) hem de satırlarda korunmasına işaret olunmuştur. Böylece birinin unutması halinde öbürü hatırlatır.

▬ Fahuddin er-Razi (606 /1209): Kur’an’ın cismanı ve maddi hastalıklara karşı şifa olmasına gelince bu böyledir. Bereketini umarak Kur’an okumak pek çok hastalığa engel olmaktadır.

Allah’ın celal ve kibriyasının zikrini, mukarreb meleklerin tazim ve tebcilini, azgın kimseler ve şeytanların da tahkir edilip zelil kılınmasını kapsayan bu yüce Kur’an’ın okunması, dini ve dünyevi faydaları temin etmeye elbette sebep ve vesile olur.

Kur’an’ın sağlık konusundaki temel prensibi öncelikle insanların ruh ve beden sağlığını korumaktır

Kur’an her sahada koyduğu hükümlerle, insan neslinin beden ve ruh sağlığının korunmasını temin ettiği gibi, inişinden çok sonra anlaşılıp kesinlik kazanıp mükemmel hıfzısıhha kanunlarını da bildirmiştir.

Kur’an’ın sağlık konusundaki temel prensibi öncelikle insanların ruh ve beden sağlığını korumaktır; yani koruyucu hekimliktir. Kur’an manevi yönden olduğu gibi, bilinen anlamda hekimlik alanına giren hususlarda da insan sağlığını korumayı amaçlamıştır.

▬ Kur’an’ın prensiplerine bağlananlar, dünyanın en sıhhatli insanları olmaktadır. Uluslararası Sağlık Teşkilatı bu gerçeği ifadeyle ‘En temiz rahimler, Müslüman hanımların rahimleridir’ şeklinde rapor yayınlamıştır. Vakıa Kur’an insana şifa, toplumlara şifa, medeniyetlere şifa, tarihe şifa olmuştur.

▬ Kur’an da hiçbir çelişki ve tutarsızlık yoktur. Çünkü çelişki ve tutarsızlık bilgisizlikten, tanımazlıktan veya kıt bilgiden, ya zamanla gelişmesinden, artmasından ya tahminden, kıyaslamadan, ya unutmaktan, dalgınlıktan ya da yalandan, iftiradan doğar.

Allah Teala bütün bu vb eksikliklerden beri olduğundan emirleri de her türlü çelişki ve tutarsızlıktan, noksanlıktan münezzehtir. Bu husus Kur’an’ın gerçekliğinin evrensel bir delili olma vasfını haizdir. ‘Kur’an düşünmüyorlar mı?

Eğer o Allah’tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı, onda bir çok tutarsızlıklar bulurlardı (Nisa 82)’. Bu ayette Kur’an, Hz Muhammed (s.a.s)’in nübüvvetinin sıhhatine delil olarak getirilmektedir. Delil olma yönü ise çelişkilerden, tutarsızlıklardan beri oluşudur.

Kur’an büyük bir kitaptır ve birçok ilimlere şamildir. Eğer o Allah katından olmasaydı, onda birbiriyle çelişen bilgiler olurdu; çünkü büyük ve uzun bahisleri olan bir kitap böyle bir zaaftan kendini kurtaramaz

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Kur’an’ın Nüzülünün 1400. Yılı Anısına Diyanet İlmi Dergi Kur’an Özel Sayısı

a-) 272 / b-) 281 / c-) 282 / d-) 288 / e-) 289 / f-) 291-282

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.