Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,5492
EURO
10,0853
ALTIN
495,44
BIST
1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
29°C
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Az Bulutlu
32°C
Çarşamba Az Bulutlu
33°C

Hz Ali’nin Vaazları & Yönetici Olmanın Sorumluluğu

18 Temmuz 2021 11:00
0

Allah’ın yaratılmışlar arasında en fazla nefret ettiği iki çeşit insan vardır.

Birincisi; Allah’ın kendi nefsiyle baş başa bıraktığı, doğru yoldan sapan, bidat söze ve dalalet çağrısına tutkun olanlar. O, kendisiyle imtihan edilenlerin fitnesidir. Kendisinden öncekilerin üzerinde bulunduğu hak yoldan sapmıştır. Kendisine bağlananı hayattayken de, ölümünden sonra da saptırandır. Başkasının hatalarını yüklenen ve kendi hatalarının karşılığında rehin bulunandır.

Diğeri ise meçhulü toplayan, ümmetin cahilleri arasına fesat koyan, fitnenin karanlıklarında koşan, sükünete bağlananlardan habersiz bir adamdır. İnsan müsveddeleri onu alim olmadığı halde alim diye isimlendirirler.

Erkenden işe koyulup azı çoğundan daha hayırlı olan çok şey toplar. Öyle ki, acı suyla susuzluğunu giderir ve faydasız hazineler edinir. Başkasına karışık gelen meseleleri çözmek için hakim ve sorumlu olarak insanlar arasında oturur.

Kendisine bir sorun getirildiğinde, gereksiz ve işe yaramaz açıklamalar yapar, sonra da salt kendi görüşüyle hükmeder. O, şüpheleri karıştırmada örümceğin ördüğü ağ gibidir. İsabet mi etti, hata mı etti bilemez. İsabet etmişse hata yapmış olmaktan korkar, hata etmişse isabet etmiş olmayı umar.

Cehaletlere dalan bir cahil, hidayet üzere olmayan işleri yapan bir kördür.

Keskin bir dişle ilmi ısıramaz, rüzgarın samanı savurduğu gibi rivayetleri savurur.

Allah’a yemin ederim ki kendisine ulaşan problemleri çözmeye muktedir olmadığı gibi, emanet edilene de ehil değildir. İnkar ettiği şeyler de ilmi hesaba katmaz. Ulaştığının dışında, başkası için bir yol olduğunu kabul etmez. Bir iş ona karanlık olursa, cehaletinin bilinmemesi için onu gizler. Hükmünün adaletsizliğinden kanlar haykırır, mirasların sesi yükselir (1)

Cahiller olarak yaşayan ve sapkınlar olarak ölen böyle bir topluluğu Allah’a havale ediyorum. Hakkıyla tilavet edildiğinde onların yanında Kitaptan daha değersiz bir meta ya da sürümü daha çok olan bir ticari mal yoktur. Bağlamından koparıldığında ise onların yanında Kitaptan daha pahalı bir şey yoktur. Yanlarında maruftan daha meçhul, münkerden daha iyi bilinen bir şey bulunmaz.

Kaynak: eş-Şerif er-Radi (ebu’l Hasan Muhammed b.el-Huseyn b. Musa el-Muesvi (406-1015)-(Hz Ali’nin Konuşamarı,Mektupları ve Hikmetli Sözleri) Nehcü’l Belağa / bkz: 44-45

1- Bu ifadeler, baskı ve zulmün şiddetini anlatmak için yaptığı bir benzetmedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.