Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,4734
EURO
10,0794
ALTIN
498,49
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Cumartesi Sıcak
35°C
Pazar Açık
34°C
Pazartesi Sıcak
36°C
Salı Sıcak
37°C

Hanefi Mezhebine Göre Adet Ve Lohusalık Dışında Sürekli Kanama Gören Kadınların Durumu

19 Haziran 2021 15:50
0

Özür kanaması gören hanımların Hanefî mezhebine göre dikkat etmesi gereken hükümleri şöylece sıralayabiliriz:

a ▬ Özür kanaması gören kadınlardan gelen kanın, burundan veya herhangi bir damardan akan kandan farkı yoktur.4 Sürekli burnundan kan akan veya idrarını tutamayan ya da yellenmesine engel olamayan vb. kimselerdeki bu hal, nasıl ki onları özür sahibi yapıyorsa, aynı şekilde özür kanaması bulunan hanımlarda görülen kanama da onları özür sahibi yapar.

b ▬ Özür kanaması bulunan bir kadın hakkında, özür hükümlerinin geçerli olabilmesi için;

1 ▬ Bu kanamanın, abdest alıp o vaktin namazını kılacak kadar bir müddet dahi kesilmemek üzere bir namaz vakti devam etmesi şarttır. Bu şart bulunduğu takdirde o namaz vaktinde özür hükümlerine riayet edecektir.

2 ▬ Aynı hanımın, özrünün devam ettiğine hükmedebilmek için, bundan sonraki her namaz vaktinde az da olsa, aynı özrün bir kere daha meydana gelmesi gerekmektedir.

3 ▬ Özrün kalkmış olduğuna hükmedebilmek için bir namaz vaktinin tamamında az da olsa hiç gelmemesi şarttır. Böyle bir durumla karşılaşan özürlü hanımlar, özürlerinin sona erdiğini bilmelidirler. Tekrar özür hükümlerinin geçerli olabilmesi için yukarıdaki şartların, yeniden gerçekleşmesi lazımdır

c ▬ Özür kanaması, ibadetleri yapmaya engel olmadığı gibi cinsel ilişkiye de engel değildir.6 Hüküm böyle olmakla birlikte doktorun tavsiyelerine de dikkat etmek gerekmektedir.

d ▬ Özür sahibi olan kadın, her farz namaz vakti girdikten sonra abdest aldığı takdirde, o namaz vakti çıkıncaya kadar, özrü sebebiyle abdesti bozulmaz. Abdesti bozan bir başka sebepten dolayı abdesti bozulabileceği gibi, o vaktin çıkmasıyla da abdesti bozulur.

e ▬ Hanefî mezhebine göre farz namazın vakti girdikten sonra abdestini alan özür sahibi, bu abdestiyle farz namazının yanında diğer ibadetlerini de yapabilir.

f ▬ Özrü devam ederken yani kanaması sürerken aldığı abdest ile giydiği mestler üzerine, o vakit içerisinde tekrar abdest alması gerektiğinde meshedebilir; vaktin çıkmasıyla bu mestler üzerine meshedemez.

Ancak kanamasının kesildiği bir esnada abdest alıp mestlerini giymişse, biraz sonra özrü devam etse dahi mestlerinin üzerine mukim ise bir gün bir gece, seferî ise üç gün üç gece meshedebilir.

g ▬ Bir namaz vaktinin girmesinden sonra özür sebebinin meydana gelmesi durumunda, özür sahibinin vaktin sonunu beklemesi gerekir. Özür sebebi olan halin kesilmemesi ve namaz vaktinin ancak abdest alıp namaz kılacak kadarlık son kısmının kalması durumunda abdestini alıp namazını kılmalıdır.

Bundan sonraki vakitte özür sebebinin ortadan kalkması durumunda, kılmış olduğu bu namazı kazâ etmelidir. Özür sebebinin ikinci vaktin tamamını kaplaması halinde ise özür hali geçerli olduğu için kaza etmesi gerekmemektedir. Bu madde, ”b” fıkrasında ifade edilen kuralın açıklaması mahiyetindedir.

h ▬ Herhangi bir sebepten özürlü olan bir kimsenin abdesti, başka bir özür sebebinin meydana gelmesi ile bozulur.8 Örnek: Özür kanaması (istihaze) sebebiyle özürlü olan bir kimsenin, burun kanaması şeklinde yeni bir özrü ortaya çıkarsa, abdesti bozulur. Çünkü bu yeni özrü henüz bir vakti doldurmamıştır

ı ▬ Özürlü olan bir kimse, özür sebebi ortadan kalktığı meselâ kanaması kesildiği bir anda abdest aldıktan sonra, bu özrü sebebiyle de abdesti bozulmadan o namaz vakti çıkıp ikinci namaz vakti girdiğinde abdestinin devam ettiğine hükmeder. Çünkü bu kimsenin abdesti ne özründen dolayı, ne de başka bir sebepten dolayı bozulmuştur.

Ancak ikinci namaz vaktinde ihtiyaç olmaksızın yeniden abdest almış olsa dahi özrünün tekrar gelmesiyle abdesti bozulur ve tekrar abdest alması gerekir. Çünkü mevcut abdestini aldığında, devam etmekte olan bir özrü yoktu.

j ▬ Özür sebebi olan kanama, secdeye gidilmediği takdirde akmıyorsa, sadece secdenin ima ile yapılarak namazın kılınması gerekir. Aynı şekilde ayakta durduğunda özrü geliyor da oturduğunda gelmiyorsa, oturarak namazını kılmalıdır.

Çünkü, secdeyi veya kıyamı terk ederek namazı kılmak, abdesti bozan bir akıntının varlığıyla kılmaktan daha iyidir. Ancak sadece sırtüstü yattığı takdirde özrü kesilen kimse, akıntısına rağmen ayakta namazını kılmalıdır

k ▬ Özür sebebi olan idrar veya kan, bir dirhem (3.23 gr.) miktarı olup elbiseye veya üzerine konulmuş olan beze bulaştığı takdirde, bu bulaşık elbisenin ya da bezin yıkanması şu şekilde izah edilebilir:

1 ▬ Böyle bir elbise veya bez yıkandığı takdirde namaz tamamlanıncaya kadar tekrar bulaşmayacaksa kesinlikle yıkanması gerekir. Yani böyle bir elbise veya bez ile namaz kılınamaz

2 ▬ Böyle bir elbise veya bez yıkandığı takdirde namazı tamamlanıncaya kadar akıntının devam etmesi sebebiyle tekrar bulaşacaksa yıkanmaması caiz olur. Yani böyle bulaşık bir elbise ya da bezle namaz kılınabilir.

Tercihe şayan olan görüş, yukarıda arz edilen görüş olmakla birlikte namaz dışındaki bulaşık elbisenin yıkanması gerektiğini, namaz içerisinde bulaşanın ise yıkanmamasının câiz olduğunu ileri süren bir başka görüş daha vardır

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.