Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,8868
EURO
10,3833
ALTIN
497,10
BIST
1.380
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sağanak Yağışlı
23°C
İstanbul
23°C
Sağanak Yağışlı
Çarşamba Sağanak Yağışlı
21°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
22°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
22°C

Hal Böyleyken Nereye Gidiyorsunuz?

30 Temmuz 2021 13:00
0

İnsan; Aklı vereni tanımaya yeltenmiş midir? Bunlar zor… Peki hiç ölümü düşünmüş müdür? Her gün çay ve simit eşliğinde okuduğu gazetenin üçüncü sayfasında tanık olduğu ölümü. Peki hiç düşündünüz mü? Hal böyleyken nereye gidiyoruz?

Nereye gittiği konusunda çoğu insan neredeyse hiç düşünmez. Bomboş bir dünyada bir parazitten farksız yaşamını sürdürür. Bir bitki bile değildir mesela. Fotosentez yapamaz, arıya bal yapsın diye polen veremez.

Ya da bir kurt balığı gibi ekosistem bozulmasın diye yosunlarla beslenen deniz kestanelerinin aşırı üremesiyle oluşacak yosun yoksunluğunu önlemek için onları mideye indiremez. Hatta bu imtiyazlı gezegende var olan ekosistemin altını üstüne getirmekte üzerine yoktur.

İnsan; birbirlerine ünsiyet (yakınlık) duyan iki eşten var olmuştur, sanki tek gayesi var olmakmış gibi… Acaba hiç kendisinden başka bir türe yakınlık duymuş mudur? Bir an olsun hayat amacını, dünyalık görevlerini düşünmüş müdür? Ya da hiç düşünmüş müdür? Aklını veriliş gayesine uygun kullanmaya yeltenmiş midir?

Mesela:

Aklı vereni tanımaya yeltenmiş midir? Bunlar zor… Peki hiç ölümü düşünmüş müdür? Her gün çay ve simit eşliğinde okuduğu gazetenin üçüncü sayfasında tanık olduğu ölümü.

Hani hep başkalarına yakıştırdığı asla beklemediği ölümü…

Sanki tatilden hiç geriye dönmeyecekmiş gibi alabildiğine valizini doldururken, hiç geri dönemeyeceği yolculuğu için neden en ufak bir hazırlık girişiminde dahi bulunmaz?

50′sine gelince buruşmaya başlayan yüzüne bakmaktan kaçınır, 70′inde ise son bir gayretle ya telefon başında ya da kapı girişinde sıkı sıkıya tutunduğu hayatı kaybeder. Kaybeder çünkü yeni hayatını kazanmak için valiz bir kenara ufacık çantayı hazırlamak bile nefsine ağır gelmiştir. Yok olmama kaybolmama arzusu, son dakikada bile.

Gidilecek yer belliyken, her gün bu tecrübe edilirken, salalar birileri için okunurken nereye böyle?

Fe eyne tezhebun – Hal böyleyken nereye gidiyorsunuz? Tekvîr / 81:26

Yaklaş

Anlatacaklarım var. Doğrul… Heybemde duymak istemeyeceklerin var. Sen kalp atışlarını bile kontrol edemeyen, eninde sonunda toprak olacak bir ademsin. Nefsini dizginleyemezsin. İki gün uykusuz kalsan dördüncü gün bayılıp düşersin.

Biraz yemeden içmeden kesilsen kuruyup gidersin. Ama yok.. Yoktur senden daha yücesi. Selam sana çoğaltma yarışı içinde yok olup yiten. Selam sana… Hamd et küçük dağların Rabbi olduğunu ilan eden nefsine. Yalnız ondan yardım iste, yalnız ona kulluk et. Seslen…

Yardımına cevap veren var mı? Görmezsin sen gök kuşağının rengini. İşitemezsin sen yağmurun sesini. Kalbin mühürlü, gözlerin kör, kulakların sağır senin. Ey adem uzaklaş ta ki geldiğin yere kadar. Güneşleri uyandırıp geceyi saran seni bekliyor.

Erdem Uğur Akbıyık

Posted in: EDEBİYATHANE, Erdem Uğur Akbıyık, FİKİRHANE

Kaynak sitede yazı kaldırılmıştır

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

[Valid RSS]