Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,5492
EURO
10,0853
ALTIN
495,44
BIST
1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
29°C
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Az Bulutlu
32°C
Çarşamba Az Bulutlu
33°C

Evliliği Yıpratan Davranışlar

30 Mart 2021 04:00
0

Evlilik ilişkilerinin pek çoğu yaşanılan güzelliklerin devam etmesi yada hatta daha da güzelleşmesi umudu ile başlar. İlerleyen süreçte beklediğini bulamayan eşlerin, gözden kaçırarak ilişkilerinin çatırdamasına neden olan etmenler vardır.

Kişilerin iş yada aile yaşamlarında karşılaştıkları sorunlarının sakince dinlenmesi, anlayışla yaklaşılması hatta sorunla ilgili çözümler sunulması her iki taraf içinde huzur kaynağı olur. Sırların verildiği, paylaşımların arttığı bu arkadaş, dosttan da öte bir anlam kazanarak sevgili olur.

Evlilikle birlikte aynı paylaşımların sürmesi arzu edilirken birden ne olduysa her şey tersine dönüverir. Aile bireyleri hakkında daha önce anlatılmış olumsuzluklar, geçmiş yaşamda yapılmış hatalar, hemen her fırsatta ortaya çıkarılarak yüze vurulur. Anlayış, hoşgörü yerini can yakıcı sözlere bırakır. Evliliklerinde paylaşımın değerini unutanlar önce kendilerine duyulan güvenin kaybolmasına ardından da pek çok güzel duygunun anlamsızlaşmasına neden olur. Evlilikte eşler sevgili olmak kadar sırdaş ve dost olma görevlerini üstlendiklerini fark ederek evlilik öncesi ilişkilerinde ki o güzel yapıyı bozmadan huzurlarını muhafaza etmelidirler.

2- Birbirinizi Anlama Çalışmaktan Vazgeçmeyin: Birbirini anlamaya çalışmak konusu da yine evlilik öncesi ilişkilerde mücadele verilip sonradan yitirilen konulardandır. Ortak yaşanılan olaylar karşısında empati kurmak ilişkinin kalitesinin artmasında en önemli unsurdur. Sarf edilen sözlerin altında farklı anlamlar arayarak kendini istediği şekilde anlamlandırmak yerine karşıdaki insanın hangi şekilde düşünerek konuştuğu hakkında kafa yormak hem daha mantıklı bir çözüm hemde her iki tarafın mutluluk sebebi olacaktır.

Kişinin kendisinden farklı bir insanın duygu ve düşüncelerini anlamak tabii ki her zaman mümkün olmayacaktır. Ancak karşı tarafı anlamaya çalışmak kişinin bu ilişki için gösterdiği değeri ortaya koyacaktır.

3- Aşktan Çok Saygıyı Kaybetmekten Kaçının: Sevgileri ve aşkları için mücadele verirken ilişkilerinde bir türlü istedikleri noktaya gelemediklerini düşünenler evliliğin aşkı bitirdiğine inanırlar. Hissedilen aşkın varlığına rağmen karşılıklı sürekli olumsuz durumların yaşanmasında ve bu olumsuzluklar yaşanırken kişilerin birbirine sergiledikleri tutumda saygı unsuru yoksa ilişkilerin çatırdaması muhtemeldir. Saygının resmiyet olduğunu, kişiler arasındaki samimiyete bir engel oluşturduğunu düşünenler; iletişimlerinde sarf ettikleri sözlerin düşüncesizce seçilmesinde, kaba davranışlar göstermek gibi pek çok olumsuz durumun sergilenmesinde büyük rol alırlar.

Yüreklerinde sevdiklerine ne kadar sevgi duysalar da sergilenen saygısızca tutumlar karşı tarafa verilen değerin göstergesi olarak ortaya çıkar ki bu değerlerle birlikte evlilik aşkı değil, kişiler aşkı bitirir bir hale gelir.

4- Şefkat Duygusunun İlişkinizdeki Önemini Unutmayın: İnsan, yaşamının ilk anından itibaren şefkat duygusuyla beslenir, şımartılır. Annenin dokunuşu, huzuru ve güveni yaşatırken beden büyüse de ruh şefkat duygusuna karşı aç kalır. Yılların olgunlaştırdığını düşünülen o ruhun içindeki çocuk, şefkat dokunuşlarına anneden aldığı şekilde yada hiç tatmadığı bir şekilde bu kez eşten almaya çalışır.

Bu duyguyu yaşama şansına sahip çiftler yaşamın tüm zorluklarını birbirlerini topraklayarak atlatır. Dolayısıyla aşk kadar, sevgi kadar insan ruhun şefkate ihtiyaç duyduğunu bilenler sağlam bir evlilik yapısını oluşturur.

5- Olaylara Karşı Eşinizi Suçlayıcı Olmaktan Kurtulun: Yaşamın her anında insanların bazı sorunlarla karşılaşması muhtemeldir. Karşılaşılan sorunlara karşı eşlerin birlikte çözüm arayışları içinde olmaları, yerine olayın sorumlusunu aramaları ortamın sürekli gerilmesine neden olacaktır. Herhangi bir olay karşısında kişilerden birisi sürekli suçlayıcı durumunda olup saldırıya geçecek, diğeri de kendini müdafaa etmek için sürekli tetikte bekleyecektir. Üzücü durumlara eşlerin birbirini suçlamak yerine birbirlerine destek olmaları mevcut durumun daha kolay ve iyi bir şekilde atlatılmasını sağlayacaktır. Evlilik, kişinin yaşamla ilgili sorumluluklarının arttığı, karşılıklı beklentilerin süreklilik arz ettiği bir süreçtir. Sorumluluk almak kişiye yük getirse de yaşatılan pozitiflik ile kişiler birbirlerinin yaşam kaynağı olacak ve sorumluluklar yük olmaktan çok zevki paylaşmak haline gelecektir.

6- Parasal Sorunların İlişkinizi Yıpratmasına İzin Vermeyin: Ekmeğin aslanın ağzından midesine indiği şu zor günlerde aileler pek çok maddi problem yaşıyor. Çocuklarının dünyaya gelişi ve büyümesi derken sıkıntılar da büyüyor. Bu sırada birbirine kenetlenemeyip hayatın stresini birbirinden  çıkarmaya çalışan çiftler giderek birbirinden uzaklaşıyor. Böylece var olan maddi sıkıntılar manevi sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. Parasal sorunlara birlikte çözüm bulmak ve bu çözümü uygulamaya çalışmak en akıllıca çözüm olurken, eşler arasında bağların da güçlenmesini sağlıyor

7- Cinselliği Bedeninizin Değil Ruhunuzun İhtiyacı olarak Yaşayın: Sevgi dokunuşları da evlilik öncesi kişileri en çok mutlu eden ama sonrasında eksikliği büyük oranda hissedilen bir duygudur. Başlangıçta narin bir çiçek gibi özenilen dokunuşlar bir süre sonra yerini sanki mecburiyete bırakır. Sadece bedeni bir ihtiyaç olarak yaşanır.

Oysa ruh hep özel ve değerli hissedilmeye ihtiyaç duyar. Eşler de ancak sevgilerini dokunma duyularına verebildiği ölçüde hem eşini hem ilişkisini değerli kılar. Bu nedenledir ki süresi ne kadar olursa olsun sevginin hissettirildiği beraberlikler ilişkinin kalitesini artıracaktır.

8- Hayat Mücadelesinde Birbirinize Zaman Ayırmayı Unutmayın: Karın doyurmak, ideallerine kavuşmak, mevki elde etmek… Sebebi ne olursa olsun insanların bir ömrü paylaşmayı kabul ettikleri insana zaman ayıramaması, ilişkileri kopma noktasına getiriveriyor. Birlikte geçirilecek özel zamanların oluşturulamaması, sorunların farkındalığından uzak yaşanmaya davet ediyor. Böylece birbirlerinden habersiz, sorumsuz, duygusuz birliktelikler meydana geliyor.

Bazen de aynı anda aynı mekanı paylaşan çiftler birlikteyken birbirine ulaşamıyor. Konuşacak, paylaşacak bir şeyin kalmadığı savunuluyor. Kişi hayatının öncelik sırasında ailesi olduğunu söylüyorsa bunu davranışları  ile de hissettirmeli; Kısa sürelide olsa birlikte geçirilecek özel zamanların planlamasını yapmalıdır. Evdeki teknolojik aletlerden (televizyon, bilgisayar, telefon, tablet vb…) uzak paylaşımlarla bağlarını güçlendirme çabasında olmalıdır. Evliliğiniz sizin için yeteri kadar değerli mi? Mücadele etmeye değer mi? Önce bu soruları kendinize sormalısınız. Cevabınız EVET ise evliliğinizi yıpratan nedenleri birlikte tespit etmeli ve birlikte çözümleme yolunu tercih etmelisiniz. Birbirinize duyduğunuz sevgi kadar, saygı, anlayış, şefkat, güven, özveri gibi duygular ilişkinizin vazgeçilmezi olacaktır.

Kaynak: Betül Erdoğan / Kalbin Mutluluk Rehberi / bkz: 130-133

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.