Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,5492
EURO
10,0853
ALTIN
495,44
BIST
1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
29°C
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Az Bulutlu
32°C
Çarşamba Az Bulutlu
33°C

Evlenilecek Kadın ve Erkek Özellikleri

29 Ocak 2021 08:30
0

Evlenilecek Kişilere Sorulacak Sorular ve Evlenilecek Kişinin Özelikleri

Akıllı Olması: Bu konuda Allah Resulü (s.a.v)’in buyurduğu üzere: “Sizin içinizde en akıllınız (akılca mükemmel olanınız), Allah’tan en çok korkanınızdır.

▬ Üzerine Farz Olan Görev Ve Sorumlulukların Bilincinde Olması: Allah Resulü (s.a.v): Dünya hayatı geçicidir. Dünyanın en hayırlı metaı (geçici şeyi) ise saliha bir hanımdır buyurmaktadır. Salih veya saliha bir insan olmak içinde o sıfatları gerektirecek eylemleri gerçekleştirmen ve bu eylemlerin bedenine yansıması gerekir. Kuru kuruya kalbim temiz demekle olacak iş değil.

Ahlakının Güzel Olması: Nitekim yüce Allah: “Fakat iman edip güzel ve makbul işler yapanları ise, ebedi kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Onların orada tertemiz eşleri olacak. Hem onları nimetlerle sayebân edecek bir gölgeliğe yerleştireceğiz (1)”. Bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü (s.a.v): Mahşerde mizana konulup tartısı en ağır gelecek olan şey güzel ahlaktır buyurmaktadır.

Evlenilecek Kişinin Yalan Söylememesi: Her şartta ve her durumda kocasına yalan söylememesi gerekir. Çünkü kolay kolay hiçbir yalan, gün yüzüne çıkmadan varlığını sürdüremez. Böyle bir durumda zaten eşler arasındaki güven sarsılacağı için, aile hayatı içerisinde çıtırdamalar ve çatlamalar meydana geleceği için böyle şüphe üzerine ve eşlerin birbirine karşı güvenmemeleri üzerine kurulu olan yuvanın varlığını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi çok zordur. Bu dünyadaki cezasıdır ki bunun birde uhrevi cezası vardır.

Nitekim Allah Resulü (s.a.v) büyük günahları sıralarken bunlardan birisininde yalan söylemek, insanları kandırmak olduğunu belirtmiştir. Zaten bu kandırılan kişi eğer şartsız, şurtsuz güvenmişse eğer, önemsiz de olsa küçük bir yalanını yakaladığı zaman eşinin söylediği her şeye şüpheyle yaklaşacaktır. Yeter ki bir kere güven sarsılmasın. Gerçi bir defa düştü diye düşene tekme vurmak insanlığa sığmaz ama sana tüm benliği ile güvenen insana yalan söylemende insanlığa sığmaz. Sarsılan güveni kazanabilirsin belki ama bu çok zamanını alacağı için siz siz olun ama önemli ama önemsiz, ama küçük ama büyük yalandan uzak durun ve sizi yalan söylemeye mecbur bırakacak hal ve hareketlerden, ortamlardan elinizi, ayağınızı çekin.

Evlenilecek Kişi Küçüğünü, Büyüğünü Bilmeli: Her ne kadar zamane kızları (istisnaları tenzih ederim) böyle bir şeyi sadece diliyle yaşadıkları için ve köprüyü geçene kadar ayıya bilmem ne dedikleri için bunu anlamak çok zordur. Ama senin anneni yani kaynanayı istemeyen bir kızın ne kendisine hayrı vardır , nede sana. Tam aksine hayırdan çok zararı var.

Çünkü kadının sözüne bakıp da annene-babana sırtını dönecek olursan eğer belki eşini memnun etmiş olursun ama Allah ve Resulünü kızdırmış olacağından cennete açılan kapılardan birisini kendi elinle kapatmış olacağından zarardasın, hüsrandasın, ziyandasın. O yüzden siz siz olun herşeyi baştan konuşun (her ne kadar verilen sözlerde durulmasa da).

Bu arada hanım kardeşlerime diyeceğim şudur ki; keser döner sap döner gün gelir devran döner. Bugün sen kaynananı-kaynatanı istemezsen eğer yarın sende anne-baba olup kaynana-kaynata olduğun zaman aynı muamele ile karşılaşırsan hiç zoruna gitmesin. Çünkü rüzgar eken fırtına biçer.

Evlendiğiniz Kişi Kötü Alışkanlıklardan Arınmış Olmalı: Sigara, içki, alkol, uyuşturucu, kötü arkadaş ve özellikle eşler arasına soğukluk girmesine ve güven zedelenmesine sebebiyet veren İnternet gibi alışkanlıklarının olmaması.

Evlendiğiniz Kişi Namusuna Sahip Çıkmalıdır

Bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü (s.a.v): Bir kadın namazını kılar, Ramazan orucunu tutar, namusuna sahip çıkmak sureti ile kocasına itaat ederse eğer Allah’ın cennetine girer buyurmuşlardır. Gerçi size göre namus sadece iki bacak arasıdnaki ferc bölgesinden ibaret ya gerçeğin bu mantıkla uzaktan yakından alakası yok. İstisnalar olsa da deyyuslukta insanlarımız sınır tanımıyor. Resulüllah (s.a.v): Allah üç tür kimseye cenneti haram kılmıştır. Sürekli içki içen, anne-babasına asi (karşı) olan ve ailesinin yaptığı hayasızlıklara ses çıkarmayıp göz yuman deyyus denilen kişi.

▬ İtaatkar Olması: Geçmiş bölümlerde anlatıldığı ve bir üstteki hadis-i şerife istinaden şeriata uygun olarak kocasına itaat etmesi. Her ne kadar Allah katında herkes eşit olsa da imtihanın bir gereği olarak Allah Teala böyle buyurmuştur ki, kadını erkeğin himayesine vermiştir. Bu yüzden kendisini eşiyle aynı kefeye koyan kadından uzak durun. Çünkü bu tipler ne sizi dinler, nede sizin sözünüze itaat eder.

İki Yüzlü (Riyakar) Olmaması: Seni görüp beni sana, beni görüp seni bana geçen kadından, başkasının dedikodusunu yapan, gıybetini yapan kadından (erkekten) kimseye hayır gelmez. Bu insan her ne kadar namaz kılıyor olsa da, oruç tutuyor olsa da, diliyle Müslüman olduğunu iddia ediyor olsa da münafıklık belirtilerinden bir şube bulunduğu için mümkün mertebe bu tiplerden uzak durun.

Eğitime Açık Olması: İstisnaları tenzih ederim- Dini konularda eğitime açık olması ve burnunun dikine gitmemesi. Şuan ki kızların ilgilendikleri eylemleri görünce buna gerçekten çok ihtiyaç var ama siz erkek adayları da onlardan bir farkınız olmadığı için olmayan şeyi nasıl vereceksiniz çok merak ediyorum. Gerçi nice hanım kardeşlerimiz var ki eşlerini suya götürür sudan su içmeden getirir misali öyle bilgiye sahipler.

Kocanın Karısı Üzerindeki Haklarını Bilmesi: Her ne kadar bunu öğrenmiş olması gerekse de bunu evlenmeden önce bilmemesine istinaden anne-babanın özellikle cinsiyet itibari ile annenin kızına öğretmiş olması gerekmektedir. Zaten anne-babanın çocuklarına dini bilgi öğretmeleri farzdır.

Evlenecek Kız ve Erkek Dinimiz İslam’a Göre Cinsellik ile ilgili konuları, cinsellikte helaller, haramlar ve sınırları bilmelidir

▬ Söz konusu eğer evlilik Allah rızası için olmuşsa eğer eşinle kurduğun münasebet bile sevap olacağı için bu konuda da bilgi sahibi olunması gerekir. Çünkü evlilikte her ne kadar eşinle birbirinize helal olsanız da bu helal çerçevesinde haram olan bazı hususlar ve mevzular vardır. Bunların bilinmesi gerekir.

Zamanını İyi Değerlendirmesi: Nasıl ki kahveden eve gelmeye vakit bulamayan erkek tiplemeleri var aynı şekilde aile hayatını olumsuz yönde etkileyici dizi ve filimler, başını saçma sapan kadın programlarından kaldırmayan kadın tiplemeleri de mevcuttur ki bunlardan da uzak durun. Bu karakterdeki kadın ve erkeğin birbirlerine ayıracak vakitleri ancak geceden geceye olacağı içindir ki at peşinde, it peşinde, top peşinde, televizyon peşinde, ne olduğu belli olmayan dizilerden ve programlardan başını kaldıramayan kadın ve erkeğin yetiştireceği evlattan kime ne hayır gelir orası meçhuldur.

Üçüncü Şahıslara Fırsat Vermemeli: Özellikle aile hayatını ilgilendiren konu ve mevzularda dışarıdan gelecek üçüncü sahısların sözlerine değer vermemeli ve konuşmasına fırsat vermemelidir. Aksine eşler arası çatırdamalar meydana gelir.

Dünyaya Meyletmemeli: Her ne kadar hayatını sürdürmesi için bazı ihtiyaçları olsa da bunların ölçüsünü bilmeli. Aksine dünyaya meyleden bir kadının, hem kendisini hemde kocasını helak etmesinden korkulur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de mealen yüce Allah Resulüne hitaben şöyle buyurmaktadır:

“Ey Peygamber, eşlerine de ki: “Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzelce boşayayım! Yok, eğer Allah’ı, Resulünü ve ahiret mülkünü isterseniz, haberiniz olsun ki Allah sizin gibi iyi hanımlara büyük mükafat hazırlamıştır (2)”. Buradaki hitap her ne kadar peygamber eşlerine yönelik olarak görünüyor osla da, bu hitap tüm hanım kardeşlerimizi ilgilendirmektedir ve onlara yöneliktir.

Kıskançlık: Her ne kadar kıskançlık imanın belirtilerinden bir şube olacak olsa da bunun bir sınırı ve ölçüsü vardır. Ölçüyü ve sınırı aşacak olursan eğer fayda yerine zararını görürsün.

Evlenecek Kişilerin Üzerindeki Hakların Bilincinde Olması: Peygamber Efendimiz (s.a.v): Kocanın karısı üzerindeki haklarından bazıları şunlardır; Erkek deve üzerinde bile olsa, karısını arzuyla davet ettiği zaman, onun davetine uyup menetmemek. Kocasının izni olmadan evinden herhangi bir şeyi başkasına vermemek. Eğer kocasının izni olmadan başkasına bir şey verirse, kendisi günaha girer, verdiği şeyin sevabı da kocasının olur. Kocasının izni olmadan nafile oruç tutmamak.

Eğer izinsiz oruç tutacak olursa, orucu kabul olmaz ve boşuna aç ve susuz kalmış olur. Kocasının izni olmadan evden çıkacak olursa, eve dönene kadar (geçen zamanda) melekler ona lanet ederler şeklinde buyurarak kadının kocasına itaat etmesini emretmektedir. İşte siz bunu dikkate almayıp da kadın-erkek eşittir mantığını güderek kocanıza isyan edip baş kaldıracak olursanız eğer “Allah ve Resulü herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, hiçbir erkek veya kadın müminin, o konuda başka bir tercihte bulunma hakları yoktur.

Kim Allah’a ve elçisine isyan ederse besbelli bir sapıklığa düşmüş olur (3)” ayet-i celilesine muhatap olmuş olursunuz. Nitekim bir hadis-i şeriflerinde ise Allah Resulü (s.a.v): Hanımlarınızın en hayırlıları, eşlerinin kendilerine baktığında mutlu oldukları, emrettiğinde itaat eden, uzakta olduklarında namuslarını koruyan hanımlardır

Evlilikte Denklik

Tüm bu sıfatları bir hanımda bulmanız mümkün müdür bilmiyorum ama bulacak olsanız da bu karakterdeki hanım kardeşlerimizin -istisnaları tenzih ederim- sizin gibi odunlarla, kuru kalabalık misali ne için yaşadığını bilmeyen erkek tiplemeleri ile birlikteli yaşayacağını kestirmek biraz zor olsa gerek. Çünkü her ne kadar istisnalar olsa da herkes denginin peşine düşer ve dengini bulmak ister.

Tencere kapak misali. Orasını burasını bilmem ama bu belirtilen maddeler her ne kadar hanım kardeşlerimizde bulunması gerekse de aynı sıfatların yada benzerlerinin sizde de bulunması gerekir. Sizde olmayan bir şeyi başkasında aramak ahmaklığın ta kendisidir demiştikya işte o misal. Ama siz siz olun evlenirken, evlendiğiniz kişi ve güttüğünüz dava Allah rızası için, Resulü’nün rızasını kazanmak için olsun, kendisini kitap ve sünnetle şekillendirmiş eş adayı olsun. Her ne kadar bulmanız zor olsa da arayışınız ve niyetiniz bu yönde olsun.Aksine bu evlilikten faydadan çok zarar görürsünüz vesselam…!!!

İsmail Ekinci

(1-Nisa Süresi’57) (2-Ahzab Süresi’28-29) (3-Ahzab Süresi’36)

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.