Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,5492
EURO
10,0853
ALTIN
495,44
BIST
1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
29°C
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Az Bulutlu
32°C
Çarşamba Az Bulutlu
33°C

Dürüstlük En Büyük Değerdir, Erdemdir ve Fazilettir

1 Nisan 2021 12:30
0

Peygamberimiz birçok hadis-i şeriflerinde müminlere dürüstlüğü emretmişlerdir. Dürüstlük ile bağdaşmayan söz ve davranışlar ise dinimizde yasaklanmıştır. Toplumsal hayatta huzur ve barış, iş hayatında verimlilik, insanların birbirlerine dürüst davranmalarına bağlıdır.

Aziz Müminler …! Yüce Dinimiz İslam‘ın öngördüğü insan tipinin temel özelliklerinden birisi de doğruluk, dürüstlük ve güvenilirliktir. Hud Süresinin 112. ayetinde,

“Öyleyse emrolunduğun gibi dosdoğru ol.  Beraberindeki tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür” buyrularak Hz Peygamber’e ve müminlere, her alanda dürüst olmaları emredilmiştir.

Sevgili Peygamberimiz de birçok hadis-i şeriflerinde müminlere dürüstlüğü emretmişlerdir. Sahabeden biri Peygamberimize gelerek; Ey Allah’ın Resulü! İslam hakkında bana öyle bir söz söyle ki, senden sonra artık hiç kimseden bir şey sormaya ihtiyacım kalmasın demesi üzerine Resulüllah, Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol şeklinde karşılık vermişlerdir.

Dürüstlük ile bağdaşmayan söz ve davranışlar ise dinimizde yasaklanmıştır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v) bir gün pazarı dolaşırken tahıl satan birisinin yanına gelip, elini buğday yığınına daldırmış ve altının ıslak olduğunu görünce sebebini sormuş; Satıcının, yağmur yağmıştı ondan dolayı ıslandı şeklinde cevap vermesi üzerine; Niçin ıslak tarafı insanların görebilmesi için üste getirmedin diye sorduktan sonra; Bizi aldatan bizden değildir demiştir. Ayrıca Kusurlu bir malı ayıbını söylemeden satmak bir Müslümana helal olmaz hadisiyle de insanların, bu konudaki bilgisizliğinden yararlanıp kalitesiz yada kusurlu bir malı kusurunu söylemeden satmanın Müslümana helal olmayacağını ifade etmişlerdir.

Değerli Kardeşlerim!

Dürüstlük, kişisel ilişkilerden toplumsal ilişkilere, ticari ve mesleki faaliyetlerden kamu görevlerine kadar hayatın bütün alanlarını kapsayan ve mutlaka riayet edilmesi gereken bir erdemdir.

Bu itibarla; Niyette ve düşüncede, özde ve sözde, işte ve davranışta dürüst olup, her türlü sahtekarlıktan sakınmak, Dinin ve Dindar olmanın bir gereğidir. Unutulmamalıdır ki, işçi -işveren; amir-memur, hizmet alan-hizmet veren, müşteri-satıcı, eş-dost, arkadaş ve komşular birbirlerine güvenmezlerse, böyle bir toplumda huzur ve mutluluktan söz edilemez. Çünkü toplumsal hayatta huzur ve barış, iş hayatında verimlilik, insanların birbirlerine dürüst davranmalarına bağlıdır. Eksik ölçüp eksik tartan, kalitesiz ve kusurlu bir malı kaliteli ve kusursuz gibi piyasaya süren ve yalan söyleyenlerin bu tür davranışlarını, İslam’ın vazgeçilmez değerlerinden biri olan dürüstlük ile bağdaştırmak mümkün değildir.

Muhterem Müminler!

Üzülerek ifade edelim ki, dürüst ve güvenilir insanların sayısı azaldıkça; can, mal, namus ve nesil emniyeti tehlikeye girmekte, servetler yağmalanmakta, çek ve senetler karşılıksız çıkmakta, sahte ürünler piyasaları doldurmakta, bir çok alanda ahlaki çöküş ve çürümeler baş göstermektedir.

O halde geliniz, bu kötü gidişatı durdurmak ve dürüstlüğü davranışlarımıza yansıtabilmek için, toplum olarak üzerimize düşen görev ve sorumlulukları yerine getirelim. Olduğumuz gibi görünüp, göründüğümüz gibi olalım. doğruluktan asla ayrılmayalım. Dürüstlük konusunda düşmanlarının bile takdirini kazanmış olan Sevgili Peygamberimizi kendimize örnek ve rehber edinelim. Onun şu hadisi şerifini aklımızdan hiç çıkarmayalım:

Kişinin kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Dili doğru olmadıkça kalbi doğru olmaz. Komşusu, kötülüğünden emin olmadıkça da kişi cennete giremez.

Hutbemi Fussilet Süresinin 30. ayetinin meali ile bitirmek istiyorum:

Şüphesiz Rabbimiz Allah’tır deyip de, dosdoğru olanlar varya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: Korkmayın, üzülmeyin, size vaat edilen cennetle sevinin

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Minberde Öğütler / bkz: 86-87

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.