DOLAR
18,8283
EURO
20,3262
ALTIN
1.136,03
BIST
4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Kar Yağışlı
2°C
İstanbul
2°C
Kar Yağışlı
Salı Çok Bulutlu
3°C
Çarşamba Çok Bulutlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
5°C
Cuma Çok Bulutlu
5°C

Çocuklara Allah İnancı ve Kavramını Anlatırken

21 Ocak 2023 11:46
0

Çocukluğumda anneme sorduğum ve cevabını yıllar sonra da aynen hatırladığım bir soruydu: Allah nerede?

Annem doğruluğundan hiç şüphe duymaksızın şu cevabı vermişti soruma:

  • Allah azze ve celle, inanan kullarının kalbindedir kızım.

Annem için bu cümledeki kelimelerin anlamlarıyla ilgili ön bilgilerim, cevaptan ne anladığım ve yaşımın buna uygun olup olmadığının bir anlamı var mıydı bilemiyorum ama o, sahip olduğu inanç ve edindiği Anadolu pedagojisiyle verdiği cevaptan emindi.

Bu cümleyi duyduktan sonra aklımda onlarca soruyla ve pek çoğunu sormaya da gerek duymaksızın yola devam etmiştim o zamanlar.

Celle celaluh, kul, Allah neydi ve Allah kalpte nasıl oluyordu?

Çocukluğumda annemle aramızda geçen diyaloğun benzerleri aslında pek çok evde de yaşanıyor. Çocuklar, henüz konuşmaya başladıkları zamanlardan itibaren Allah kavramını sorgulamaya başlıyorlar. Çünkü insan, fıtraten Allah’ı bulma ve O’nu kabul etme özelliğiyle yaratılmıştır. Her çocukta Allah’a bir yöneliş vardır ve zamanı gelince ortaya çıkmayı bekler.

Allah nerede?”, “Nasıl bir şey?”, “Bizi görüyor mu?”, “Neden bir tane, yalnızlıktan sıkılmaz mı?” “Annesi babası olmadan nasıl oldu?”gibi pek çok soruyla muhatap olabilirsiniz eğer etrafınızda bir çocuk varsa.

O halde, ilk bakışta cevapları kolay gibi görünse de gerçekte çok derin manalar içeren bu sorulara nasıl cevap vermeliyiz?

Öncelikle belirtmekte yarar var ki; çocuklara bir konunun yetişkinler için kullanılan yöntemlerle anlatılması telafisi çok zor yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir. Kullanılan ifadeler ve içerik çocuğun yaşına uygun olmalıdır.

Bunun yanı sıra Allah’la ilgili sorular ayaküstü değil geniş bir zaman dilimi içerisinde cevaplanmalı; cevap verilirken kısa, öz ve net bir anlatım tercih edilmelidir. Çocuğun soruları cevaplanırken onun hazır bulunuşluk düzeyine dikkat edilmelidir.

Allah inancı için çocuklukta var olan kritik zamanlar es geçilmemeli, zamanı gelmeden de bazı konulara değinilmemelidir. Çocuğun Allah ile ilgili merakı, vaktinde ve yeterince karşılanmalıdır. İnanç eğitimine çocuk anne karnındayken başlanabilir. Anne, karnındaki bebeği ile kurduğu diyaloglara Allah ile başlayan cümleleri ekleyebilir.

Bundan sonraki süreçte de bebeği kucağa alırken dualar okumak, tekbirlerle uyutmak çocuğun ileriki hayatı için güzel telkinler olacaktır.

2-3 yaş döneminde bebeğe ilk öğretilecek cümle “La ilahe illallah” olmalıdır.

Bu cümle onun ruhuna tesir edecek, yıllar sonra edineceği dini hassasiyetin ve Allah inancının temeli böylece atılmış olacaktır. 4-6 yaş döneminde çocuklar Allah’ı, gördükleri ve bildikleri bir şeylere benzeterek anlama çabası içindedirler. Çocuk Allah’ı sakallı bir dedeye, bulutların üstünde bir varlığa benzeterek anlamlandırmaya çalışabilir.

Bu durum onların somut bir algıya sahip olmalarından dolayı gayet normaldir. Dolayısıyla bu yaş grubundaki çocuğa Allah’ı bizzat kendi özellikleriyle değil, yarattığı varlıkların güzelliklerinden bahsederek anlatabiliriz. Allah’ın varlıkları nasıl yarattığı, zamanı, yeri gibi ayrıntı konulara girmeksizin çocuğun gördüğü, dokunduğu, hissettiği her güzel şeyi var edenin Allah olduğunu yeri geldikçe vurgulayarak onun zihninde ve kalbinde Yüce Yaratıcıya karşı iyi hisler oluşturabiliriz.

Bu dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri çocuğun Allah’la kesinlikle korkutulmamasıdır. Yaptığı yaramazlıklar asla günah olarak ifade edilmemeli, Allah’ın bunlardan dolayı onu cehennemine atacağı, taş yapacağı, cezalandıracağı vs. kesinlikle söylenmemelidir.

“Allah elimizdeki nimetleri alsın da gör!”, “Beni üzersen Allah da beni senden alır” gibi çocuğun ruh ve inanç dünyasına çok büyük zararları olacak ifadelerden kaçınılmalıdır.

7-10 yaş arasındaki çocuklar somuttan soyuta bir geçiş sürecini yaşarlar. Bu süreçte onlara Allah’la ilgili bazı soyut açıklamalar da yapılabilir.

Örneğin;

Allah’ın her yerde ve kendilerini her zaman gören, gözeten bir varlık olduğu anlatılabilir. Allah’ın emrettiği ahlaki ilkeler de en etkili bir şekilde bu yaş döneminde kazandırılabilir.

10-14 yaş dönemi çocuklar, Allah’ın varlığı ve O’nun yarattıklarıyla ilgili şüphe duymaksızın bir inanç süreci yaşarlar. Bu dönem çocukları için yapılması gereken şey inanç gereği yapmak istedikleri ibadetler konusunda onlara yardımcı olmaktır.

14-15 yaş civarında ergenlikle birlikte inanç konusunda tekrar bir sorgulama ve ret süreci başlayabilir fakat bu durum geçicidir. Bu dönemde çocuğun sorgulamaları yargılanmaksızın sağlıklı bir şekilde cevap bulursa şüphesiz bir imana dönüşecektir.

Biz ebeveynlere ve eğitimcilere düşen en önemli görev ise; çocuk hangi yaş grubunda olursa olsun ona, Allah’ın bir emaneti olarak bakmak ve Allah’ı anlatma sorumluluğu hissetmektir.

Kaynak: Ayşe Macit (DKAB Öğretmeni) / Diyanet Aile Dergisi / Ocak 2018 / bkz: 20-21

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.