DOLAR
18,8197
EURO
20,3115
ALTIN
1.128,47
BIST
4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
5°C
İstanbul
5°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Kar Yağışlı
2°C
Salı Hafif Yağmurlu
4°C
Çarşamba Çok Bulutlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
7°C

Anne Olmanın Sorumluluğu ve Çocuk Eğitimi

21 Ocak 2023 01:19
0

Ben, bireyin kendini algılamasıdır. Benin güçlü olması, bireyin mutlu olması bakımından çok önemlidir. Ancak güçlü olabilen ben kendisine ve çevresine yardımcı olabilir.

Oluşturmak istediğimiz bencil bir benlik değil elbette. Oluşturmak istediğimiz benlik; öncelikle kendisine saygısı olan, kendisi için bir şeyler yapan, kendi iç dünyasıyla ve çevresiyle uyum içerisinde yaşayan bir benliktir.

Bu nedenle bireylerin önce kendilerini sevmeleri, kendileriyle barışık olmaları ve herkesten önce kendileri için bir şeyler yapmaları gereklidir. Aksi takdirde belli bir zaman sonra ne kendilerini ne de başkalarını memnun edemediklerini görmeleri kaçınılmaz olacaktır.

Toplumumuzda kendinden çok başkası için yaşayan, onların mutluluğu için kendi istek ve ihtiyaçlarından vazgeçen kim var?

Hep bir ağızdan anneler dediğinizi duyar gibiyim. Evet, maalesef kendisinden başka herkesi mutlu etmeye çalışan annelerin sayısında sürekli bir artış gözlemlemekteyiz. Çocuğuna daha güzel, daha rahat, daha güvenli bir hayat sunma konusunda birbiriyle yarışan anneler; çocuklarını adeta laboratuvar ortamında yetiştirmeye çalışmakta, çocuklarının her istediğini yaptıklarında onlara daha güzel ve sağlıklı yaşam sunacaklarını düşünmektedirler.

Çevredeki bütün uyaranları kontrol etmek, çocuklarının karşılaşacağı her türlü olumsuzluğa karşı önlem almaya çalışmak, çocukların çabalarına dolayısıyla çabaları sonucu elde edeceği başarı ve kazanımlara da engel olmaktadır.

Çocukları için saçını süpürge ettiğini düşünen anneler aslında hem kendilerini yormakta hem de çocuğunun hayata hazırlanmasını yavaşlatmakta ya da engellemektedir.

Çocuklarını aşırı koruma ve kontrol altına alan, onların yapması gereken işleri de kendileri yapan, çocuklara sorumluluk vermeyip onların sorumluluklarını da kendileri yerine getiren anneler; ne yazık ki çocuklarının başarı duygusunu çalmakta ve bir şeyler başarma ihtimallerini ellerinden almaktadırlar.

İşin onlar açısından daha vahim tarafı; göz bebeklerini, kendilerinin varlık sebebi haline getirdikleri çocuklarını da henüz birey olamadan tüketmeleridir. İç içe geçmiş ilişkiler bağlılık ve destek sağlasa da aşırı koruma ve yakınlık, bireysel gelişimin önünde bir engeldir.

Ne yazık ki anneler bu süreçteki bağlılık ve koruma ile çocuklarını kendilerine; destek ve yakınlıkla da kendilerini çocuklarına bağımlı hale getirmektedirler. Aynı zamanda başkalarının iş ve sorumluluklarını da yüklendikleri için taşıma sınırını aşarak kendilerini gereğinden fazla yormakta ve gereğinden önce tüketmektedirler.

Çocuklarının gelişimini sadece fiziksel gelişimden ibaret zanneden anneler;

  • Onlara fiziksel kolaylıklar sağlamayı görev saymakta ve bütün imkânlarını, bütün kaynaklarını yakın çevresiyle birlikte muazzam bir işbirliği içerisinde çocuklarını rahat ettirebilmek için seferber etmektedirler.

Bu seferberlik telaşı içerisinde yaşam merkezine çocuğunu ve daha da fazlası çocuğunun fiziksel gelişimi ve rahatlığını koyan, bu duruma bağlı olarak da kendine zaman ayıramayan anneler; belli bir zaman sonra da aşırı yorgunluk, stres, strese bağlı fiziksel ve duygusal sorunlar yaşamaya başlamaktadırlar.

Mutlu ve dengeli bir ailenin oluşması; kendini tanıyan, kendisiyle barışık bireylerin varlığına bağlıdır. Çocukları yetiştirirken amaç onlara hayatı sunmak değil, onları hayata hazırlamak olmalıdır. Çocukların ileride kendilerine ait, kendilerinin yönetebildiği bir yaşam oluşturabilmeleri annelerin çocuklarını bu amaç doğrultusunda yetiştirmelerine bağlıdır.

Bu tutum çocukların kendilerini tanımalarına, kendileri olmalarına katkı sağlayacaktır. Bu şekilde oluşturulan benlik de doğru seçimler yapmalarının, aile kurabilmelerinin ve mutlu olmalarının kapılarını açacak anahtar olacaktır. Bu anahtarı onları verebilmek de ancak kendini gerçekleştirmiş ebeveynler sayesinde mümkündür.

Bu nedenle;

Anneler çocuklarına aşırı korumacı davranmayı bırakmalı;

Aile içerisinde eş dahil herkesin sorumlulukları, görev alanları belirlenmeli, anneler çocuklarının ve ailenin diğer bireylerinin sorumluluklarını üzerlerine almamalı, bilakis herkesin sorumluluklarını yerine getirmelerinde etkin rol oynamalıdırlar.

Her sorunu çözme görevini üstlenmek yerine öncelikle çocuklardan başlayarak birlikte yaşadıkları diğer kişileri de sorun çözme sürecine dahil etmelidirler.

Kaynak: Sedat Demir (Uzman Psikolog /Aile Danışmanı) / Diyanet Aile Dergisi / Ocak 2018 / bkz: 14-15

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.