Namaz Abdest Gusül Kur'an İslam Nefis Ahlak Tövbe Vaaz Resim Galerisi
DOLAR
8,4180
EURO
10,0262
ALTIN
494,94
BIST
1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Cumartesi Sıcak
36°C
Pazar Açık
35°C
Pazartesi Sıcak
36°C
Salı Sıcak
38°C

Anne Babaya Karşı Görevlerimiz

27 Şubat 2021 00:30
0

İnsanların en yakını anne ve babasıdır ve her türlü iyilikte olduğu gibi, vefada da öncelik hakkı onlara aittir.

Onlara hürmette kusur eden, Allah’a karşı gelmiş olur. Onları hırpalayan hırpalanmaya maruz kalır. İnsan daha küçük bir canlı halinde var olmaya başladığı günden itibaren, hep anne-babanın omuzlarında ve onlara yük olarak gelişir

Bu hususta ne onların çocuklarına karşı olan şefkatlerinin derinliğini tayine, ne de onların çektiği sıkıntılarının sınırını tespite imkan vardır. Bu bakımdan onlara saygı ve vefa hem bir insanlık borcu, hem bir edep, hem de bir görevdir.

Kur’an bize bu edebi, seçtiği duaları ile öğretir ve ‘Ey Rabb’imiz (amellerin) hesap olunacağı gün, beni, ana-babamı ve müminleri bağışla (İbrahim Süresi’41)’ der.

Demek ki, önce insanın kendi nefsi, sonra anne-babası gelir. Zaten bu husus insan olmanın, insani duygularla bezenmenin bir ifadesidir. Allah hakkından sonra dikkat çekilen husus, ana-baba hakkıdır. Anne-babasının hakkına riayet edenler övülmüş, aksi davranışlar ise büyük günahlardan sayılmıştır. Sadece bir-iki ayet meali vermekle yetinmek istiyoruz.

“Biz insana, anne-babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. anası onu zorluk üstüne zorluk çekerek taşıdı. Onun (memeden) ayrılması da iki yıl içinde olmuştur. (Onun için biz insana) ‘Bana ve anne-babana şükret, dönüş banadır diye öğüt verdik (Lokman Süresi’14)”

“Rabb’iniz yalnız  kendisine ibadet etmenizi ve anne-babaya iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut da her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara öf bile deme, onları azarlama! Onlara güzel söz söyle. Onlara karşı alçak gönüllü ol ve Ey Rabb’im! Bunlar beni küçükken nasıl (acıyıp) yetiştidirelerse, Sen de bunlara (öyle) acı de”

İnsan anne-babasına karşı vefası ölçüsünde Yaratıcısna karşı vefalı olur. Onlara saygı ve vefası olmayanın Allah’a vefa ve saygısından söz etmek güçtür. Günümüzde, sadece Allah’a karşı saygısız olanlar değil, O’nu sevdiğini iddia edenler bile, anne-babalarına karşı ne kadar saygılı ve vefalı olabiliyorlar acaba!

Ya yıllarca en zor şartlarda evladını bağrına basan, yemeyip yediren, giymeyip giydiren, uyumayıp başında duran anne-babasına, kurtulması gereken bir fazlalık ve yük olarak gören evlada ne demeli.

Kaynak: Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz: 680

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.